İstanbullu olmak…
“İstanbul’da doğmadım, ama İstanbullu oldum. İstanbul’da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanlara, bir türlü İstanbul’u yaşayamayanlara hep acıdım, onları hiç anlayamadım…” Hakiki bir İstanbul aşığı olduğuna kimsenin itiraz edemeyeceği Rahmetli Haluk Dursun’un, İstanbul’da Yaşama Sanatı (Kapı Yayınları) isimli kitabının önsözündeki bu cümleler, bazılarının çok isteseler bile İstanbullu olamadıklarını düşündürüyor. Rahmetli Haluk Dursun, daha geniş bir açıdan bakmıştır muhtemelen. Ancak, Türkiye’nin özeti olan 16 milyonluk devasa şehirde yaşayanların önemli bir kısmının olup bitenlere adeta yabancı kaldıkları da bir vakıa. Şehri idare etmek üzere seçilen başkanların, partilerini ve siyasi görüşlerini bir kenara bırakmaları gerektiği, konunun teorik temeli. Başkan seçilen hizmete odaklanırken herkesin…