Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 17.03.2026 16:00

Sirât Köprüsünde acının demokratikleşmesi

Sirât, metaforların üzerine kurulu bir film. Filmin ismi bile başlı başına güçlü bir imada. Güney Fas’ın Atlas Dağları ile Sahra arasındaki çöllerinde geçen hikâyede, kayıp kızını arayan bir baba, küçük oğlu Esteban ve aile köpeği Pippa ile birlikte, rave partileri ve çölün mutlak sessizliği arasında savrulan bir grupla yol alır. Óliver Laxe’in yönettiği, yapımcıları arasında Pedro Almodóvar’ın da bulunduğu uluslararası Oscar adayı Sirât, yüzeyde bir arayış hikâyesi gibi görünse de, çok daha derin yerlere açılıyor. Kefaret, kayıp ve insanın kendi iç çölünden geçmek zorunda kalışı gibi.