Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in son dönemde Suriye’de istikrarı bozucu faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, Şam yönetiminin buna rağmen 1974 Ateşkes Ayrıştırma Anlaşması’na bağlı kaldığını söyledi.
ŞAM (AA) – Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in son bir buçuk yılda Suriye’de istikrarı bozucu faaliyetler yürüttüğünü belirterek, buna rağmen Şam yönetiminin 1974 Ateşkes Ayrıştırma Anlaşması’na bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti.
Şeybani, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Suriye Ortaklık Koordinasyon Forumu kapsamında yaptığı basın toplantısında, ülkesinin yeniden yapılanma süreci, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri, mültecilerin dönüşü ile Lübnan ve İsrail’le ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Suriye’nin 14 yıllık savaş ve izolasyonun ardından yeni bir döneme girdiğini belirten Şeybani, ülkesinin artık yalnızca insani yardımlar temelinde değil, uzun vadeli ve kurumsal işbirliği çerçevesinde değerlendirilmesini istediklerini söyledi.
Şeybani, “Suriye artık acil yardım ve insani destek anlayışını aşarak eşitlik ve karşılıklı yükümlülüklere dayalı stratejik ortaklık kurmak istiyor.” dedi.
Suriye’nin Avrupa ile işbirliği için gerekli hukuki zemine sahip olduğunu ifade eden Şeybani, 1978 tarihli işbirliği anlaşmasının siyasi irade oluşması halinde yeniden etkinleştirilmesini beklediklerini dile getirdi.
AB’nin 23 Nisan’da yayımladığı ve Suriye’nin birlik, bağımsızlık, egemenlik ile toprak bütünlüğüne destek veren açıklamasını olumlu karşıladıklarını belirten Şeybani, bunun gelecekteki ortaklık açısından önemli bir temel oluşturduğunu kaydetti.
Bir gazetecinin ülkedeki azınlıklara ilişkin sorusunu yanıtlayan Şeybani, “Suriye’de bizim için azınlıklar ve çoğunluklar anlayışı yoktur. Bizim için bir Suriye halkı ve Suriyeli vatandaşlar vardır.” ifadelerini kullandı.
Tüm vatandaşların haklarının anayasa, Suriye hukuku ve uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altında olduğunu belirten Şeybani, AB ülkelerine Suriyeli sığınmacılara yıllardır ev sahipliği yaptıkları için teşekkür etti.
Şeybani, yurt dışındaki Suriyelilerin ülkelerinin dönüşe hazır hale geldiğini gördüklerinde güvenli, gönüllü ve onurlu şekilde geri dönebileceklerini söyledi.
AB’yi Suriye açısından “stratejik ve Akdenizli bir ortak” olarak değerlendirdiklerini ifade eden Şeybani, enerji, eğitim, sağlık ve altyapı alanlarında önemli işbirliği potansiyeli bulunduğunu belirtti.
Suriye’nin dış politikasını yeniden şekillendirdiğini kaydeden Şeybani, Avrupa ile daha yakın ve Akdeniz merkezli bir ortaklık modeli geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Lübnan ile ilişkilere de değinen Şeybani, Lübnan’ı komşu ve ortak bir ülke olarak gördüklerini söyledi.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ın Şam’a gerçekleştirdiği ziyarete işaret eden Şeybani, “Lübnan’la ekonomik ve ticari işbirliğini güçlendirmek istiyoruz. Ancak devlet dışı aktörlerden kaynaklanan güvenlik endişelerimiz var.” dedi.
Şeybani, Lübnan’daki bazı silahlı yapıların geçmişte Suriye krizine müdahil olduğunu ve Suriyelilerin yaşadığı acıların derinleşmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.
İsrail’in artan sınır ihlallerine de değinen Şeybani, “İsrail son bir buçuk yılda Suriye’de istikrarı bozan faaliyetlerde bulundu. Biz buna rağmen 1974 Ateşkes Ayrıştırma Anlaşması’na bağlılığı sürdürdük.” diye konuştu.
ABD arabuluculuğunda İsrail ile bazı temaslar yürütüldüğünü açıklayan Şeybani, henüz somut sonuç alınamadığını ancak İsrail ile istikrarlı ve sakin bir ilişki kurulmasını umut ettiklerini söyledi.
Şeybani, “Çünkü odağımız yeniden inşa, istikrar ve Suriyelilerin güvenli geri dönüşüdür.” ifadelerini kullandı.
Suriye’nin yeniden Arap dünyası ve uluslararası toplumla bütünleşme sürecinde olduğunu belirten Şeybani, ülkesinin stratejik konumu sayesinde bölgesel tedarik zincirleri ve ekonomik bağlantılar açısından önemli rol oynayabileceğini kaydetti.
Şeybani, Avrupa Birliği, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Türkiye ile koordinasyon içinde Suriye’nin güvenli ve istikrarlı bir transit güzergah haline getirilmesi için çalıştıklarını sözlerine ekledi.