Bayram harçlığımı IBAN’ıma atın lütfen
PINAR YILDIZ YÜKSEL
Sabah
Bayram sabahlarının bir kokusu vardı eskiden. Ütü kokusuna karışan sabun, mutfaktan gelen kahvaltı telaşı, bir de içimize dolan o tuhaf heyecan… Sanki birazdan olacakları biliyorduk ama yine de ilk kez yaşıyormuş gibi kalbimiz hızlı hızlı atardı.
En kritik an kapı açıldığında başlardı. Büyüklerin karşısına dizilir, biraz utangaç biraz ciddi bir ifadeyle ellerine uzanırdık. O el öpme meselesi sadece bir gelenek değildi; bir tür sessiz anlaşmaydı aslında. “Ben büyüyorum” derdik, onlar da “biz de buradayız” diye cevap verirdi. Sonra o meşhur an… Avuca sıkıştırılan para. Bazen bir zarf, bazen özenle katlanmış bir banknot. O paranın miktarını hatırlamam, ama o anın hissini çok…