Sütten ağzım yanmadı, yoğurda da üfleyecek değilim
Son derece coşkuyla katıldığım bir Şazeli duası var. Şöyle: “Yarabbi! Bizi imtihan edeceksen dinimizle, imanımızla, ibadetimizle imtihan etme.” Bir Şazeli duası daha: “Allah’ım! Senin bizim hakkımızda takdir ettiğin kazanı değiştirmeni, iptal etmeni, ortadan kaldırmanı istemiyoruz. O kazada bize lütuflar ihsan etmeni istiyoruz.” Çizgiyi buralardan çekebildiğim bir hayatımın olmaması, çizgiyi buralardan çekebildiğim bir hayatımın olması için uğraşmamı da beraberinde getiriyor. Nicedir şöyle yakarıyorum: “Bir şeyin olması ile olmaması arasındaki farksızlığın bilgisini bana ihsan et Allah’ım. Olanı bana hayırlı kıl. Yetinmeyi öğret. Verdiğin nimetin hakkını verebilmeyi bellet bana.” Mesele bu mudur? Daima ve duraksamaksızın mesele budur benim açımdan.