Sınanmamışlık şövalyeleri!
Sınanmamışlık şövalyeleri! AHMET CAN Okuduğumuz insanların etkisinde kalma üzerine konuşuyorduk yakın bir dostumla “Belki de biz, biz değiliz doğrudan okuduğumuz kitaplarız. Yani onlarız. Biz okuma serüvenimiz içinde en çok zaten bu insanlardan beslenmedik mi? Hatta bizim sesimiz onların sesi. Kendi sesimiz nedir onu biliyor muyuz bilmiyorum” dedi. Çok ani söylemişti ama konsantre bir biçimde düşünmeye başladım. Büyük oranda haklıydı şöyle dedim ona; “Kimse kendi sesini tam olarak bilemez. Çünkü geçmişten gelen bir müktesebat vardır. Okuduklarımız, yaşadıklarımız ve hatta genetik mirasımız zihnimizi şekillendirir. Bunun yanında bilinçaltında taşınan arketipsel kalıplar da vardır. İnsan çok katmanlı bir varlıktır; gün içinde bile farkında olmadan…