O RAPOR; MARAŞ’I, URFA’YI HABER VERİYORDU…
“Gerekli önlemler alınacak”… Yine aynı nakarat!.. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okul saldırıları… Ciğerimiz yine yandı…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
“Gerekli önlemler alınacak”… Yine aynı nakarat!.. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okul saldırıları… Ciğerimiz yine yandı…
Terör örgütü PKK’nın siyasi temsilcisi DEM Parti’nin İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan’ın T24’ten Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajın altını ısrarla çizip, mutlaka satır satır büyük dikkatle okumanızı önermiştim. (DEM, HEM SARAYA HEM DE ÖCALAN’A ŞANTAJ YAPIYOR… başlıklı yazı) Önerimde ısrarcıyım…
Yazımız bugün 2 ana başlık altında akacak… Doğal olarak en aktüel ve en sansasyonel olandan başlayacağım; Birinci ana başlık; Kabine revizyonuna ne oldu?.. Geride bıraktığımız kısa zaman dilimi içinde ben de dahil olmak üzere Ankara kulislerini kovalayan pek çok gazeteci arkadaşım olası Kabine revizyonu hakkında haberler kaleme aldı…
Bir süredir hüküm süren belirsizlik perdesi aralanıyor mu?.. T24 haber sitesinden Cansu Çamlıbel, çok önemli bir röportaja daha imzasını koydu…
Bazı olup bitenleri anlamlandırmakta zorluk çekiyor olabilirsiniz.. Haksız da sayılmazsınız… Siyasal İslamcılık kafası ile Türkiye’nin içine düşürüldüğü Büyük Ortadoğu Projesi girdabında nereye doğru sürükleneceğini kestirebilmek çok zor…
Ucube rejimle yönetilmenin kabul gördüğü bir ülkede, futbol ile, “ünlüler” ile afyonlanan yığınları detayda boğmak kadar kolay bir iş yoktur!.. Çocuk oyuncağı gibidir…
ABD/İsrail, İran arasında varılan 2 haftalık ateşkes uzlaşması… Bana sorarsanız, haydutlara karşı kazanan İran… Peki, bizim buralarda yaşanan savaşı kim kazandı?.. Ne savaşı mı…
MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin hayatına “prompter” dediğimiz cam aynalardan yazılı metinleri okuyarak konuşma işi çook sonralarda girdi. İlk başlarda epey tökezledi…
Şöyle ortalama bir sosyal mesajı atsaydım -inanın- benim için çok daha kolay olurdu… Şööyle ortadan yazar, muğlak ifadelerle merak uyandırır, okunma sayımı arttıracak vurgulardan sonra da olacakları bekler “bakın ben dememiş miydim” diye hava basardım. Üstüne üstlük, malum yalap şalap internet medyasına da, haberciliğine de ayak uydurmuş olurdum…