06
Eki
2026
Hükmü Sahibine İade Etmek!
Ölüm, insanın sözünün bittiği, hükmün yalnızca mutlak sahibine geçtiği o sarsılmaz eşiktir. Bu eşiğin berisinde kalan bizler, çoğu zaman gördüklerimizin, duyduklarımızın ve kendi kısıtlı idrakimizin esiri olarak o eşiğin ötesine dair söz söyleme cüretini gösteririz…
28
Eyl
2026
‘At Sineği’ Olmak!
İnsan, hakikatin o sarp ve tekinsiz yokuşlarında nefes nefese kalmaktansa, alışkanlıkların düzlüklerinde adımlamayı seçen bir varlıktır. Doğası gereği, zihnini kanatan şüphelerden kaçar; yanılgılarına meşruiyet katan, ezberlerini onaylayan o konforlu yankı odalarına sığınır…
22
Eyl
2026
‘Yerleştiren’ değil, ‘Yetiştiren’ toplum kurtulur!
Toprağa tohum ekmek ile toprağa cansız bir direk dikmek arasındaki devasa ontolojik fark, “yetiştirmek” ile “yerleştirmek” arasındaki uçurumun ta kendisidir. Cansız direk kısa vadede sınır çizer, gölge verir ama meyve vermez; zamanın ve iklimin yıpratıcılığına karşı dirençsizdir, er geç çürür…
14
Eyl
2026
07
Eyl
2026
Pisagor’un Bardağı!
Samoslu Pisagor’un icat ettiği o meşhur adalet kupası/bardağı, fizik kurallarının yaramaz bir cilvesi olmaktan ziyade, insanlığın bitmek bilmeyen ihtiraslarına karşı yontulmuş sessiz bir ihtar niteliğindedir. Bardağın ortasındaki o ince ve kesin sınır çizgisi ne eksik ne de fazlayı, tam kararında olanı temsil eder…
02
Eyl
2026
Bir Ülke Düşünün…
Bir ülke düşünün… Meydanlarında adalet yazıyor, saraylarında zulüm konuşuluyor. Duvarlarında özgürlük sloganları asılı, fakat insanların zihinleri korku gönülleri yalanla çevrilmiş… Devletin kapılarında “hizmet” kelimesi duruyor; içeride ise insana hükmetmenin, onu susturmanın ve ona ne düşüneceğini öğretmenin usulleri geliştiriliyor…
31
Ağu
2026
Saban ve Kılıç: Cincinnatus ve İktidar Üzerine!
Cincinnatus’un ardında yazılmış bir felsefe kitabı yoktur. Onun adıyla anılan düşüncenin metni, bir bakıma kendi hayatıdır: Gerektiğinde sabanı bırakıp devletin başına geçmek; tehlike ortadan kalktığında ise devleti kendine bağlamadan, iktidarı bir hakka dönüştürmeden yeniden sabana dönmek… Roma tarihçisi Livius’un aktardığı meşhur anlatıya göre Lucius Quinctius Cincinnatus, MÖ 458 yılında Roma ağır bir askerî krizle karşı […]
24
Ağu
2026
Millî Refleksleri Alınmış Bir Toplum: Uyuşan Millet!
“Bir ateş düştü vatana, yüreklerde kor kalmadı, Bir yara açıldı ümmette, sızlayacak yer kalmadı. Tarih sustu, hafıza sustu, maziden eser kalmadı, Ey gönül, uyan artık; ölmeden önce gün kalmadı.” Tıpta temel bir kural vardır: Bir canlının sinir sistemi hasar görmüşse, bedenin ateşe, kesiğe veya zehre karşı vereceği o ani, o hayati tepki ortadan kalkar…
17
Ağu
2026
Gazze’nin “Ekmeğini” Yiyenler!
Bazı felaketler yalnızca öldürmez; insanın hakikat karşısındaki yerini de açığa çıkarır. Gazze, çağımızda böyle bir imtihana dönüştü…