24
Ağu
2026
Millî Refleksleri Alınmış Bir Toplum: Uyuşan Millet!
“Bir ateş düştü vatana, yüreklerde kor kalmadı, Bir yara açıldı ümmette, sızlayacak yer kalmadı. Tarih sustu, hafıza sustu, maziden eser kalmadı, Ey gönül, uyan artık; ölmeden önce gün kalmadı.” Tıpta temel bir kural vardır: Bir canlının sinir sistemi hasar görmüşse, bedenin ateşe, kesiğe veya zehre karşı vereceği o ani, o hayati tepki ortadan kalkar…
17
Ağu
2026
Gazze’nin “Ekmeğini” Yiyenler!
Bazı felaketler yalnızca öldürmez; insanın hakikat karşısındaki yerini de açığa çıkarır. Gazze, çağımızda böyle bir imtihana dönüştü…
10
Ağu
2026
İmanın Bedelini Unutan Ümmet!
İman, insanın yalnızca neye inandığını değil, inandığı şey uğruna nelerden vazgeçebildiğini de gösterir. Bu sebeple Kur’an’ın iman tasavvuru, hiçbir zaman yalnızca sözlü bir aidiyet üzerine kurulmamıştır…
04
Ağu
2026
“Sürü” Psikolojisinden “Ümmet” Bilincine!
“Varlık anlayışlarını kaybeden toplumlar kaybolmuş milletlerdir.” Bir toplumun gerçek gücü, meydanlarını dolduran kalabalıkların sayısıyla değil; o kalabalıkların içinde vicdanını, aklını ve iradesini koruyabilen insanların varlığıyla ölçülür. Çünkü kalabalık her zaman toplum değildir…
27
Tem
2026
İnsanlığın Yeni Bir “Cevherî Hareket”e İhtiyacı Var!
Medeniyet, çoğu zaman şehirlerin büyüklüğü, yapıların görkemi, yolların genişliği ve teknolojik araçların çokluğu üzerinden tarif edilir. Hâlbuki bütün bunlar, medeniyetin kendisi değil; olsa olsa onun dış dünyada bıraktığı izlerdir…
27
Tem
2026
İnsanlığı Yeni Bir “Cevherî Hareket”e İhtiyacı Var!
Medeniyet, çoğu zaman şehirlerin büyüklüğü, yapıların görkemi, yolların genişliği ve teknolojik araçların çokluğu üzerinden tarif edilir. Hâlbuki bütün bunlar, medeniyetin kendisi değil; olsa olsa onun dış dünyada bıraktığı izlerdir…
22
Tem
2026
“Sınırlayıcı Eğitim” Üzerine Kısa Bir İnceleme!
İnsan, varoluş sahnesine işlenmeyi bekleyen ham bir madde ya da üzeri doldurulacak boş bir levha olarak değil; bünyesinde sonsuz tecellileri ve derin bir potansiyeli barındıran bir fıtrat üzere adım atar. İslâm düşünce geleneğinin bilgiye (ilm) ve insana bakışındaki en temel nirengi noktası burasıdır: İnsan zihni biçimlendirilecek bir nesne değil, hakikate uyandırılacak bir özne konumundadır…
15
Tem
2026
Üç Nehrin Birleştiği Deniz: İnsan!
“Hikmet, düşüncenin itidalinden doğar.” İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değildir. O aynı zamanda arzulayan, öfkelenen, korkan, seven, isteyen ve reddeden bir varlıktır…
01
Nis
2026
Düşüş: İdealist İnsandan İdolist Kitlelere!
İnsanlık tarihi, yukarıya bakan gözlerin yavaş yavaş ayakucundaki toprağa, oradan da cebindeki eşyaya dikilmesinin hazin hikâyesidir. Eskilerin romanlarında insan, gökyüzüne uzanan, trajedisiyle bile devleşen, “eşref-i mahlûkat” sıfatına yakışır bir idealizmin öznesiydi. Bugün ise modern anlatı, insanı ruhundan soyup onu nesnelerin dünyasına, maddi hayatın en alt basamaklarına bir “eşya” gibi yerleştirdi. Bu dönüşüm sadece edebi bir […]