Menü
Fatih Yüksektepe
Usta Kalem

Fatih Yüksektepe

Milli Gazete Gazetesi

"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."

Toplam Yazı 12

Tüm Yazıları

24 Ağu 2026

Millî Refleksleri Alınmış Bir Toplum: Uyuşan Millet!

“Bir ateş düştü vatana, yüreklerde kor kalmadı, Bir yara açıldı ümmette, sızlayacak yer kalmadı. Tarih sustu, hafıza sustu, maziden eser kalmadı, Ey gönül, uyan artık; ölmeden önce gün kalmadı.” Tıpta temel bir kural vardır: Bir canlının sinir sistemi hasar görmüşse, bedenin ateşe, kesiğe veya zehre karşı vereceği o ani, o hayati tepki ortadan kalkar…

Devamını Oku 2 gün önce
10 Ağu 2026

İmanın Bedelini Unutan Ümmet!

İman, insanın yalnızca neye inandığını değil, inandığı şey uğruna nelerden vazgeçebildiğini de gösterir. Bu sebeple Kur’an’ın iman tasavvuru, hiçbir zaman yalnızca sözlü bir aidiyet üzerine kurulmamıştır…

Devamını Oku 2 hafta önce
04 Ağu 2026

“Sürü” Psikolojisinden “Ümmet” Bilincine!

“Varlık anlayışlarını kaybeden toplumlar kaybolmuş milletlerdir.” Bir toplumun gerçek gücü, meydanlarını dolduran kalabalıkların sayısıyla değil; o kalabalıkların içinde vicdanını, aklını ve iradesini koruyabilen insanların varlığıyla ölçülür. Çünkü kalabalık her zaman toplum değildir…

Devamını Oku 3 hafta önce
22 Tem 2026

“Sınırlayıcı Eğitim” Üzerine Kısa Bir İnceleme!

İnsan, varoluş sahnesine işlenmeyi bekleyen ham bir madde ya da üzeri doldurulacak boş bir levha olarak değil; bünyesinde sonsuz tecellileri ve derin bir potansiyeli barındıran bir fıtrat üzere adım atar. İslâm düşünce geleneğinin bilgiye (ilm) ve insana bakışındaki en temel nirengi noktası burasıdır: İnsan zihni biçimlendirilecek bir nesne değil, hakikate uyandırılacak bir özne konumundadır…

Devamını Oku 1 ay önce
15 Tem 2026

Üç Nehrin Birleştiği Deniz: İnsan!

“Hikmet, düşüncenin itidalinden doğar.” İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değildir. O aynı zamanda arzulayan, öfkelenen, korkan, seven, isteyen ve reddeden bir varlıktır…

Devamını Oku 1 ay önce
01 Nis 2026

Düşüş: İdealist İnsandan İdolist Kitlelere!

İnsanlık tarihi, yukarıya bakan gözlerin yavaş yavaş ayakucundaki toprağa, oradan da cebindeki eşyaya dikilmesinin hazin hikâyesidir. Eskilerin romanlarında insan, gökyüzüne uzanan, trajedisiyle bile devleşen, “eşref-i mahlûkat” sıfatına yakışır bir idealizmin öznesiydi. Bugün ise modern anlatı, insanı ruhundan soyup onu nesnelerin dünyasına, maddi hayatın en alt basamaklarına bir “eşya” gibi yerleştirdi. Bu dönüşüm sadece edebi bir […]

Devamını Oku 5 ay önce