Balkanlar’daki soydaşların yapısal sorunları üzerine…
Balkanlar Osmanlıdır… Bizlere Osmanlıdan bergüzardır. Evlad-ı fatihan, tarihin ve hatıraların konuştuğu, yaşadığı, her dem yeni baştan tazelendiği diyardır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Balkanlar Osmanlıdır… Bizlere Osmanlıdan bergüzardır. Evlad-ı fatihan, tarihin ve hatıraların konuştuğu, yaşadığı, her dem yeni baştan tazelendiği diyardır…
Ermenistan, tarihinin en keskin ve en geri dönülemez jeopolitik kırılmalarından birini yaşamak üzere… Rusya ile olan ilişkileri neredeyse koptu ve Ermenistan böyle bir atmosferde parlamento seçimlerine gidiyor. Yüzyıllardır Rusya’nın “arka bahçesi” ve askerî karakolu olarak görülen Ermenistan, bugün Başbakan Nikol Paşinyan liderliğinde Moskova ile köprüleri tamamen atma noktasına gelmiş bulunuyor…
Geçtiğimiz günlerde ‘Türk Mutfağı Haftası’ etkinlikleri vardı. Bunlardan biri Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının İstanbul’da düzenlediği programdı…
Seher vaktinde bayram telaşı var… Gece simsiyah peçesini toplarken üzerimizden, bir kutlu ışık hüzmesi yol bulur gönüllerimizin mihrabına. Tanyeri ağarırken dualar ve âminler yükselir semanın bağrına…
Önceki gün IBU’nun düzenlediği “Basın Turu” vesilesiyle Makedonya’da idim. Bu ziyaretle Adriyatik’ten Tanrı Dağları’na uzanan o muazzam tarih ve gönül coğrafyası hakkındaki tasavvurlarım netleşti ve devasa Türk coğrafyası hafızamda daha da derinleşti…
Kocaeli’de gerçekleştirilen “Bir Gençlik Şöleni” hakkında herkes attı tuttu. Minik ayrıntılara takılıp kaybolanlar mı dersiniz, hakikati ıskalayanlar mı dersiniz, kıskançlıktan nutku tutulanlar mı dersiniz, kasıtlı eleştiri yapanlar mı dersiniz…
Küresel jeopolitiğin fay hatları Avrasya sathında yeniden şekillenirken, Ankara-Astana hattında diplomatik hafızalardan silinmeyecek tarihî anlara şahitlik ediyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’a gerçekleştirdiği resmî ziyaret, sadece iki devlet arasındaki diplomatik teamüllerin bir gereği değildir hiç şüphesiz…
Sosyolojik bir cinnet hâlindeyiz… Yok yok ‘sekerat’ hâli dersek daha doğru olur… Tek farkımız bizim gittiğimiz menzil ilahi değil tam aksine bir gayya kuyusu…
İnsanlık tarihi boyunca bilgi, her zaman güçle eş değer görüldü. Ancak 2026 yılına geldiğimizde “bilgi güçtür” tanımı, teknolojik devrimlerin ağırlığı altında köklü bir değişikliğe uğradı…