06
Nis
2026
Kelam geleneği (6)
Kelam geleneğinde geçen yazıda sözünü ettiğimiz kimlik krizini aşma teşebbüslerinin kısa bir dökümünü sunmaya başlayacağım. Krizi çözme teşebbüsleri kısa bir dökümünün bile içinde yaşadığımız dönemdeki fikrî buhranlarımızın kökenleri hakkında bizi daha belirgin bir tabloya ulaştıracağını umuyorum…
30
Mar
2026
Kelam geleneği (5)
Şimdiye kadar kelam geleneği hakkında kaleme aldığım dört yazıda genel olarak bu geleneğin ayrıcı hususiyetlerini belirtmeye çalıştım. Her ne kadar ayrıntıda mezhepler çok farklılaşsa da temel hususiyetlerde ortak oldukları söylenebilir. Bu sebeple ortaklıktan farklılığa doğru ilerleyen bir skalada hem genel olarak kelam geleneğinin hem de her bir mezhebin güç ve zaafına dair değerlendirme yapmak mümkündür. […]
23
Mar
2026
Kelam geleneği (4)
Öncelikle Ramazan Bayramınızın feyizli ve bereketli olmasını, başta İslam âlemi ve hususen içinde bulunduğumuz coğrafya olmak üzere tüm insanlık için sükunete vesile olmasını niyaz ederim. Bugün kelam geleneğini değerlendirmeye devam edeceğim. İslam’da düşüncenin tarihiyle ilgilenenlerin iyi bildiği üzere kelam ilmi iki temel ilke üzerine kuruludur. Birincisi, Allah’ın fâil-i muhtâr yahut kâdir-i muhtâr oluşudur. İkincisi ise […]
16
Mar
2026
Kelam geleneği (3)
Bu yazıda kelam geleneğinin üçüncü hususiyetini müzakere edeceğim. Bilindiği üzere hem kelamcılar hem de filozof ve sûfîler kelamın temel işlevlerinden birinin dinî inançları savunmak olduğunu dile getirir. Hatta filozof ve sûfîler bu işlevin kelam için tanımlayıcı olduğunu düşünür. Meşhur filozof Fârâbî kelamın asıl itibariyle retorik (hatabî) bir disiplin olduğunu, cedel payesine bile sahip olmadığını ve […]