Omelas Cumhuriyeti’nin mahzenleri
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz. Omelas, Ursula K…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz. Omelas, Ursula K…
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz. “En iyisi babamı bulup ona her şeyi anlatmaktı…
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz. Sinema yazarlarının çoğunlukla olumlu karşıladığı son Steven Spielberg filmi Disclosure Day/İfşa Günü, açılış sekansından finaline dek her sahnesinde, abartmadan söylüyorum, her sahnesinde mantık hataları bulunan epey sorunlu bir film…
Peki Faust, ruhunu satarken, örneğin Mephisto’nun kendisini miting meydanlarında “Biliyorsunuz, Bay Faust heterodokstur!” diyerek yuhalattığını biliyor muydu? Faust dünkü çocuk değil ya, elbette biliyordu…
‘Anlatılarda en çok kullanılan temalar’ listesinde, Rönesans ve Aydınlanma’dan bu yana yer alan özel bir başlık var: ‘Faustyen pazarlık’. Önce Christopher Marlowe’un Doktor Faustus (1604) adlı oyununda ortaya çıkan, Goethe’nin Faust’unda (1790) zirve noktasına ulaşan bu temada, insanın kendince yüce gördüğü hedeflere ulaşabilmek uğruna şeytanla nasıl işbirliği yapabileceği konusu işlenir…
Geçen hafta, Passenger/Yolcu (2026) adlı filmin anlatı yapısındaki gerici unsurlardan söz etmiş, ‘yol’ ve ‘yolda olma’nın nasıl korkunç gösterildiğini tartışmaya çalışmıştım. Oradan devam edelim…
Alice Glaser’ın 1961’de yayımladığı, The Tunnel Ahead adlı hoş bir anti-ütopik öykü var. 2106 yılında, aşırı kalabalık bir dünyada geçen anlatıda, dört çocuklu -beşincisi de yolda!- bir ailenin hikayesine tanık oluruz…
Geçen hafta, yerli ve Milli Eğitim Bakanı’nın tarih derslerinde okutulan kitaplardaki bazı tanımlar ve yeni adlandırmalarla ilgili açıklamalarını görünce, aklıma Tahsin Yücel’in ‘Önü’ adlı öyküsü geldi. Ötegeçe köyünün çocuklarından Memedali’nin adlarla yaşadığı tuhaf ilişkiyi şöyle anlatıyor Tahsin Hoca: “…Çok küçüktü, hem de çok dar bir alanda dönüyordu, en kolayın, en rahatın alanında: her şeyi adlara bağlıyordu…
Başlıktaki sorunun kaynağı, İtalyan politika yazarı Giuliano da Empoli’nin “Yırtıcının Saati: Dünyayı Ele Geçiren Otokratlar ve Teknoloji Milyarderleriyle Karşılaşmalar” kitabı. Putin, Trump, Netanyahu, Muhammed bin Selman gibi örnekleri inceleyerek yeni bir ‘otokratlar çağı’na girdiğimizi söyleyen Empoli, bu liderlerin ava çıkmış yırtıcılar gibi gerektiğinde uzun süre sessizce bekleyip en umulmadık anda saldırıya geçtiğini söylüyor…