15
Ağu
2026
Virginia Woolf ve Fırsat Maliyetleri
İnsan gençken doğum günlerinde önünde uzanan, hiç gelmeyecekmiş gibi görünen o yılları sayıyor. Yaş aldıkça takvimde biriken rakamların yerini, geçmiş yıllara dağılmış yüzler, sesler, vedalar, kırgınlıklar ve ilk günkü sıcaklığını hâlâ koruyan, hiç unutulmayan birkaç cümle alıyor…
01
Ağu
2026
Deniz Göktaş, Moby Dick’i Bitirmeden
1 Ağustos 1819’da yani tam 207 yıl önce bugün, Herman Melville dünyaya geldi. Doğrusu, edebiyat dünyasının ona yaşarken sunduğu armağan pek görkemli sayılmazdı…
18
Tem
2026
Çağımızın Kıt Kaynağı: Bilgi Değil, Güven
Franz Kafka’nın 1924’teki ölümünden bir yıl sonra Dava adlı, bugün artık klasikleşmiş romanı, arkadaşı Max Brod tarafından ilk kez yayınlatıldı. Romanda bir sabah kapısı çalınan Josef K…
04
Tem
2026
20
Haz
2026
Demokrasinin Görünmeyen Kökleri
Yuval Noah Harari, Sapiens’te insanı “biyoloji tarihinin en yırtıcı türü” olarak ta-nımlar. Ona göre insanlığın ekolojik sicili sanayi çağından çok önce, Homo sapi-ens’in yeryüzüne yayılmaya başladığı günlerde bozulmuştur…
06
Haz
2026
Avrupa’nın Vicdan Tercihi ve Yerli Stockmann
Aile dostumuz değerli yazar Mehmet Eroğlu, Belleğin Kış Uykusu adlı romanında, “Edebiyat, bize yaşamadığımız, yaşayamadığımız ya da yaşayıp farkına varmadığımız hayatlar hediye eder,” der. Bu hazineden gözleri dönüp de, edebiyat, hayattan daha hakiki bir şeymiş gibi geldiğinde ise insan edebiyatçı olur Murathan Mungan’a göre: “Edebiyatın sorduğu sorulara, kurduğu, kurdurduğu hayallere hayat yetmediğinde.” (“189 Sayfa”, Metis […]
23
May
2026
Avrupa’nın Geleceği ve Büyük Engizisyoncu
Sadece benim için değil, birçok yazar ve okura göre de çok büyük bir roman olan Karamazov Kardeşler’in en sarsıcı alt metinlerinden biri “Büyük Engizisyoncu” bölümüdür. Hızlı bir okumada yalnızca dinî bir tartışma gibi görünse de aslında modern dünyanın vicdanını ve ahlak algısını anlatan önemli bir siyasal alegori içerir…
09
May
2026
Başlarken-Dünyanın en güçlü kurgusu
İnsan kendini en çok ilgi duyduğu şeylerle ele veriyor. Uzun yıllardır bana en sık sorulan soru şu oldu: “Ekonomist misiniz, edebiyatçı mı?” Şimdi burada, Cumhuriyet okurunun karşısında düzenli köşe yazılarıyla yer alırken, sanırım önce bu iki dünyanın birbirine neden hiç uzak olmadığını anlatmam gerekiyor…