23
May
2026
Butlanlara gelesen!
Folklor alanında çok yoğun ve neredeyse yarı profesyonel çalışmalar yaptığım öğrencilik – gençlik yıllarında, sevgili sınıf arkadaşım – kardeşim Ali ile birlikte, okulda mor ispirtolu teksir makinesi ile çoğalttığımız minik formatlı dergide Anadolu beddualarını konu alan bir yazı yayınlamıştık. Yöresel ağızlarla türetilmiş müthiş edebi beddualar vardı, uzunca bir liste halinde…
15
May
2026
Tersine dönmeli her şey
Olup bitenin en özlü biçimde tanımını, Salı günü Silivri’de 4 No.lu salonuna başı dik, alnı tertemiz giren sevgili meslektaşım – kardeşim Merdan Yanardağ yaptı. Kendisini karşılayan onlarca dostuna, sevenlerine, çalışma arkadaşlarına ve tanıyan – tanımayan izleyicilere dönerek, yumruğunu havada sıktı ve şu cümleyi haykırdı: “Emperyalistlerin işbirlikçileri, yurtseverleri casuslukla suçluyor…” Her şeyin, sadece 5 sözcükle tarifiydi […]
08
May
2026
Tek kale oynama isteği
Bugün, Türkiye’de toplumsal çıkarların söz konuğu olduğu ve geniş toplumsal ilgi uyandıran tüm yargı süreçlerine baktığınızda, ortak bir olgu söz konusu. O da, yargılayan tarafın yani “muktedir siyasi kampın” bu yargılamalarda adeta “avukatların ve basının buharlaşmasını dilemesi…” Arkasında “AKP – Recep Bey rejiminin” ve toplumsal çarpıklıkların bulunduğu siyasal ve sosyal içerikli tüm davaların, hem savunma […]
01
May
2026
Birlik, dayanışma, mücadele…
178 yıl önce Marx ve Engels ikilisi kaleme aldıkları “Manifesto”nun final sözleri, aslında her şeyi 5 sözcükte anlatırlar: “Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yok…” Ve ilave 5 sözcükle devam ederler: “Ama, kazanacakları koca bir dünya var…” Emeğin gece gündüz ürettiği ve yarattığı, sömürünün de gece gündüz mütemadiyen “karşıdan saldırdığı” bir dünyayı daha 1848’de çok net özetlemiş, iki sakallı bilge. Proletaryanın o bitmek tükenmek bilmeyen, kaynağı asla tükenmeyen […]
28
Nis
2026
Yazık değil mi?
Taraftar maça niye gelir? Bizim çocukluğumuzdaki, gençliğimizdeki taraftardan söz etmiyorum tabii…
24
Nis
2026
Bayramlarımızı zehrettin bize
Kim bilir kaç nesil boyunca, 22 Nisan geceleri büyük bir heyecanla girerdik yatağa. Ertesi sabah, haftalardır hazırlandığımız o “yılın en özel gününün, en özenle hazırlanmış etkinliklerinde” seyircilerin önüne çıkacağımız için, “içimiz içimize sığmazdı…” Bugün baktığımızda, pek çoğumuza komik gibi gelebilecek birbirinden ilginç giysiler, danslar, şarkılar, türkülerle, marşlarla,“rond”larla, valslerle, o günü, yani “Çocuk Bayramı”nı dibine kadar, […]
19
Nis
2026
17
Nis
2026
Zifirî karanlık
Salı günü Çağlayan Adliyesi’nde yargılanırken, savunma yapmak yerine bana isnat edilenden daha ağır bir suçu oracıkta ihbar ettim. O suçu, “gazetecileri etkisiz hale getirmek suretiyle halkı karanlığa boğmak” olarak tanımladım…
10
Nis
2026
Ç.Ö.K., çökmeyi çök sevdi
Onu çök iyi tanıyorsunuz. Adı “Ç.Ö.K.” Yani, “Çok Önemli Kişi” En önemli hasletlerinden biridir çökmek…