Ağlamanın değil, ayağa kalkmanın zamanı
Nureddin Yıldız
Milli Gazete
Medine’de bir gün, adeta hayatın durduğu, havanın kesildiği, kalplerin sıkıştığı bir an yaşandı. Şehir sanki oksijensiz kalmış gibiydi. Acı bir ses yankılandı: “Peygamberimiz öldü!” Bu haber, Medine’yi karanlığa gömdü. İnsanlar ne yapacağını bilemez haldeydi. Başta Hz. Ömer olmak üzere sahabenin ileri gelenleri, Mescid-i Nebi’de büyük bir sarsıntı yaşıyor, adeta bir matem manzarası sergiliyordu. O sırada şehir dışında bulunan Hz. Ebubekir’e haber ulaştı. Medine’ye geldi. Resûlullah’ın mübarek naaşı bulunduğu yerdeydi. Yüzü örtülmüştü. Ebubekir (R.A.), örtüyü kaldırdı ve o unutulmaz sözü söyledi:
“Sen diri iken de güzeldin, ölü iken de güzelsin ya Resulallah.”