Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 24.03.2026 13:15

İşte bütün mesele bu…

İran’ın modern siyasi tarihi, dış müdahaleler ile iç kırılmaların iç içe geçtiği bir hat üzerinde ilerledi. 1950’lerin başında Başbakan Muhammed Musaddık’ın petrolü millileştirme kararı, yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda egemenlik iddiasıydı. Ancak bu girişim, ABD ve Birleşik Krallık’ın ortak istihbarat operasyonuyla 1953’te darbeyle sonlandırıldı; Musaddık devrildi, Şah yeniden iktidara taşındı.
Soğuk savaş boyunca Batı’nın desteklediği bu otoriter düzen, içeride baskıyı artırırken biriken toplumsal öfke 1979 Devrimi’ni doğurdu.
Devrim sonrası İran, doğrudan çatışmadan ziyade asimetrik ve dolaylı güç projeksiyonuna dayalı bir strateji geliştirdi. 2000’ler sonrasında ABD müdahaleleriyle zayıflayan devlet yapıları, Tahran için yeni alanlar açtı. Bu süreçte İran, vekil aktörler üzerinden…