Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 11.04.2026 02:30

Masumları asacak kalem, kırılmalıdır!..

Rahim Er Türkiye

Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne dek olan topraklar, mukaddes İslâm Coğrafyamızın büyük bir parçasıdır… Medeniyetler yatağı bu bölge, İslâm ümmet ekseriyetinin dünü, bugünü ve yarınıyla var olma sahasıdır…Devlet-i âli Osman, kendini bu azîz topraklara hizmet etmekle mükellef gördüğü içindir ki Yavuz Sultan Selim Han, uzun süren bir seferle nice iklim ve aşılmaz çölleri geçerek Kahire’ye vardı. Sevgili Peygamberimizin -aleyhi’s selâm-temsil sıfatı Hilâfeti, emânetin ehlinde olma gereği devralıp, mukaddes emânetleri, İstanbul’a yollayarak Pay-ı Taht’a bir de Dâr’ül Hilâfe ünvanı kazandırdı…Şâir Bâki’den sonra Şairler Sultanı övgüsüne nâil ikinci san’atkâr olan “Sultan’üş Şuarâ” Necip Fazıl Kısakürek, Sakarya Destanı adlı şiirinde:Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna,Giden Şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?Diye seslenirken bir koca imparatorluğu kaybetmiş olmanın acısını terennüm etmektedir…