‘Nikâh masasına oturduk işte!’
Uğur VARDAN
Hürriyet
Paylaş Charlie, Boston’da yaşayan bir İngiliz sanat tarihçisidir. Günün birinde kafede kitap okuyan bir kız görür ve ondan hoşlanır. Bir şekilde kitabın fotoğrafını çeker, esere dair bilgi edinir ve bu vesileyle tanışma fırsatı yaratır. Ne var ki kızın, yani Emma’nın bir kulağı sağırdır, diğer kulağıyla da müzik dinlediği için onu duymaz. Sonrasında iş çözülür, birlerinden hoşlanırlar, yoğun bir aşk (ve de seks) süreci yaşanır, akabinde evliliğe doğru adım atılır. Düğün öncesi Charlie’nin yakın arkadaşları evli çift Rachel ve Mike’la birlikte felekten bir gece çalınır. Şaraplar içilirken iş “Herkes hayatında yaptığı en kötü şeyi itiraf etsin” türü bir noktaya gelir. Mike…