Savaş, stagflasyon ve Türkiye’nin fırsat penceresi
ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim, yalnızca jeopolitik bir kriz değil; küresel ekonomi açısından ciddi bir stagflasyon riski anlamına geliyor. Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışının tehdit altına girmesi petrol fiyatlarını yukarı çekerken, bu durum hem enflasyonu artırıyor hem de büyümeyi baskılıyor. Yani dünya, düşük büyüme–yüksek enflasyon ikilemine doğru ilerliyor.
Bu tablo birçok ekonomi için risk üretirken, Türkiye açısından aynı zamanda bir fırsat penceresi açıyor. Çünkü kriz dönemlerinde tedarik güvenliği, coğrafi yakınlık ve lojistik kabiliyetler öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik konumu, savaşta barışçıl diplomatik yaklaşımı, güçlü altyapısı ve üretim kapasitesiyle bu yeni dönemde “güvenli merkez” olma potansiyelini artırıyor.
Elbette…