Menü

BM’ye göre İsrail’in Lübnan’da gazetecileri hedef alması savaş suçu teşkil ediyor

24 Nisan 2026, 14:49 5 dk 12

BM’ye göre İsrail’in Lübnan’da gazetecileri hedef alması savaş suçu teşkil ediyor – BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan: – “Bu tür saldırılar, uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerini oluşturabilir. Benzer olaylar, mevcut ateşkes ilan edildikten sonra dahi devam etti” – “Gazeteciler, uluslararası hukuk kurallarına uyumu ve bu kuralların uygulanmasını teşvik eder, bununla ilgili ihlalleri belgeleyerek hesap verebilirliği destekler. Bu nedenle korunmaları ve hedef alındıkları tüm olaylardan sorumlu tutulmaları gerekir” CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, “(İsrail’in Lübnan’da gazetecileri hedef alması) Uluslararası insancıl hukuk uyarınca, askeri veya sivil olsun, sağlık personeli ve gazeteciler dahil diğer siviller korunuyor. Onları kasten hedef almak savaş suçu teşkil eder.” dedi. Al-Kheetan, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. BM İnsan Hakları Ofisinin İsrail’in 2 Mart’tan bu yana hedef aldığı ve geçici ateşkesin olduğu Lübnan’a ilişkin raporuna ilişkin Al-Kheetan, söz konusu saldırılarda sağlık personeli dahil sivillere yönelik doğrudan hedef almaların tespit edildiğini kaydetti. Thameen Al-Kheetan, “İsrail saldırılarının çok katlı konut binalarını vurduğu ve bazı durumlarda yerle bir ettiği, tüm aileleri öldürdüğü birkaç olayı da belgeledik. Bu tür saldırılar, uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerini oluşturabilir. Benzer olaylar, mevcut ateşkes ilan edildikten sonra dahi devam etti.” yorumunda bulundu. Al-Kheetan, Hizbullah’ın İsrail’deki yerleşim bölgelerine güdümsüz roketler fırlattığı, binalara ve diğer sivil altyapıya zarar verdiğine işaret ederek bu saldırıların da uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerini oluşturabileceğini söyledi. İsrail saldırılarının çoğunda uyarı yapılmadığını anımsatan Al-Kheetan, bu durumun da birçok sivilin güvenli bir şekilde tahliye edilmesini engellediğinin altını çizdi. Thameen Al-Kheetan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Lübnan yetkililerine göre İsrail’in belirsiz bir şekilde ilettiği genel tahliye uyarıları ve yerinden edilme emirleri, Lübnan topraklarının neredeyse yüzde 14’ünü kapsayarak bir milyondan fazla insanın yerinden edilmesine yol açtı. Bu emirlerin kapsamı ve koşulları göz önüne alındığında, uluslararası insancıl hukuk uyarınca yasaklanmış olan zorunlu yerinden edilme anlamına gelebilir. İsrail sınırına yakın Lübnan’ın güneyindeki 55 yerleşim yeri bugün hala bu tür emirler altında. Evlerine dönmek isteyen tüm yerinden edilmiş sivillerin bunu güvenli bir şekilde yapabilmesi gerekir.” Sağlık çalışanları ile özellikle ilk müdahale ekipleri ve gazetecilere yönelik sık sık yaşanan ölümcül saldırıları belgelemeye devam ettiklerini söyleyen Al-Kheetan, İsrail’in düzenlediği bir saldırıda Lübnan’ın güneyinde gazeteci Emel Halil’in öldürüldüğü, fotoğrafçı Zeynep Faraj’ın da yaralandığını hatırlattı. Sözcü Al-Kheetan, Lübnan Kızılhaçı dahil kurtarma ekiplerinin onlara ulaşmaya çalışırken İsrail ordusu tarafından engellendiğinin bildirildiğini hatırlatarak, “Uluslararası insancıl hukuk uyarınca, askeri veya sivil olsun, sağlık personeli ve gazeteciler dahil diğer siviller korunuyor. Onları kasten hedef almak savaş suçu teşkil eder.” diye konuştu. Sağlık tesisleri, okullar, dini mekanlar ve sivil yapıların tamamen yok edildiği veya ağır hasar gördüğünü vurgulayan Al-Kheetan, İsrail saldırılarının tarım arazilerini yaktığını ve geçim kaynaklarını yok ettiğine işaret etti. – Beyaz fosfor mühimmatı kullanıldığına dair raporlar Thameen Al-Kheetan, “İsrail güçlerinin özellikle yakıcı etkiye sahip beyaz fosfor içeren mühimmat kullandığına dair raporlar var.” dedi. Toplumsal gerilimin artması ve yerinden edilmiş insanların barınma ve diğer temel hizmetlere erişimini engelleyen ayrımcı uygulamalardan endişe duyduklarını belirten Al-Kheetan, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün, uluslararası insancıl hukukun ihlali iddialarını içeren tüm olaylara ilişkin hızlı, kapsamlı, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yapılmasını talep ettiğini aktardı. AA muhabirinin “Son saldırılarda Emel Halil isimli gazetecinin öldüğünü belirttiniz. Bu duruma Gazze’de de tanık olduk ve 200’ün üzerinde gazeteci öldürüldü. Bu insanlar sadece orada işlerini yapmak istiyordu. İsrail’in kasıtlı olarak gazetecileri öldürmesini önlemek için ülkelere ve uluslararası topluma nasıl bir çağrınız var?” sorusunu yanıtlayan Al-Kheetan, hem Lübnan hem de Gazze’de gazeteciler ve medya çalışanları için durumun korkunç olduğunu belirtti. Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaklaşık 290 medya çalışanının öldürüldüğüne dair raporlarının olduğunu ifade eden Al-Kheetan, Lübnan’da da 27 gazetecinin öldürüldüğünü belirtti. – “Gazeteciler, uluslararası hukuk kurallarına uyumu ve bu kuralların uygulanmasını teşvik eder” Thameen Al-Kheetan, şunları kaydetti: “Uluslararası insancıl hukuk, çatışmalara taraf olan ülkelerin, askeri operasyonların siviller üzerindeki etkisini en aza indirmek için gerekli tüm önlemleri almasını gerektirir. Bu, savaş bölgelerindeki gazetecileri ve medya çalışanlarını da kapsar. Gazeteciler ve medya çalışanları, kamuoyunu olup bitenler hakkında bilgilendirerek özellikle hayati bir işlev görüyor ve bunu yaparak şiddetin siviller üzerindeki etkisini ve sivillerin insani ve diğer koruma ihtiyaçlarını vurguluyor. Gazeteciler, uluslararası hukuk kurallarına uyumu ve bu kuralların uygulanmasını teşvik eder, bununla ilgili ihlalleri belgeleyerek hesap verebilirliği destekler. Bu nedenle korunmaları ve hedef alındıkları tüm olaylardan sorumlu tutulmaları gerekir.”

Düşüncelerinizi Paylaşın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.