Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 24.03.2026 00:55

Üç yüz nüshalık sükût

Sert, tavizsiz bir çizginin taşa veya ahşaba kazındığı o ilk anı düşünün. Yuvarlak hatların o uysal rehavetini kökten reddeden, dik açıların o keskin kokusunu odaya yayan bir nizam. Kûfî, kâğıt üzerinde uslu duran, salt estetik bir leke değildir; aksine, tavanı omuzlayan bir sütun, odanın köşesine sinmiş koyu bir gölgedir. Siz sadece bir metin okuduğunuzu zannedersiniz. Oysa o köşeli harfler, sessizce nefes alır; dokunduğunuzda nabızlarını parmak uçlarınızda hissedersiniz. Mesele sadece estetik bir form yakalamak değil. O köşeli nizam, sanatın sınırlarını aşıp İlahi Kelam’ın bizzat ete kemiğe bürünmüş hali olarak karşımıza dikiliyor.