İçimizdeki yargıçsız mahkeme
Geçtiğimiz gün bir dostum, yıllardır masasının köşesinde duran o yarım kalmış kitap taslağını nihayet çöpe attığını söyledi. “Yayınevleri basmaz diye mi?” diye sordum…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Geçtiğimiz gün bir dostum, yıllardır masasının köşesinde duran o yarım kalmış kitap taslağını nihayet çöpe attığını söyledi. “Yayınevleri basmaz diye mi?” diye sordum…
Sırf bir gün uçup gidecek diye elindeki balonun ipini bırakmayan o neşeli ufaklığın bilgeliğine hepimizin ihtiyacı var. Çünkü yara almamış bir kalp, aslında hiç meydana çıkmamış bir kalptir…
Duyduğunuz an, kaslarınız sizi ele verir. Cümle henüz bitmemiştir, söylenecek şey havada asılı durmaktadır; bedeniniz ise o yaklaşan kırılmayı çoktan bilmektedir…
Başkan ve dev şirket patronları, on iki saatlik zaman farkını geride bırakıp Washington’un boğucu gündeminden bir süreliğine uzaklaşırken; gezegenin asıl ağırlık merkezi Doğu’nun kadim surlarına doğru kaymaya başlamıştı. Mayıs ayının ortasında, okyanus ötesinden Pekin’e uzanan bu köprü, sadece diplomatik bir seyahat değil, dünya üzerindeki güç transferinin ta kendisidir…
Emredilmesi imkânsız olan üzerine Sessizlik, en kudretli davettir. Ağır ahşap kapıların ardında, nefes alıp vermenin bile görünmez tüzüklere bağlandığı o devasa yapıların mermer koridorlarında yürürken, göğsümüze hep o aynı yorgunluk oturur…
Yeryüzünün damarlarında ağır ağır akan hakikat, bugün dillerden dökülen kelime yığınlarının altında nefessiz kalıyor. Kelimeler artık birer pusula değil; yönünü kaybetmiş kalabalıkların üzerine yağan birer kül sağanağı…
Kadim bilgelik anlatılarının satır aralarında, insanın kendi sınırlarıyla girdiği o amansız savaşı özetleyen sarsıcı bir mesel vardır. Kendi gölgesinden ürken ve ayak izlerinden nefret eden bir adam, onlardan kurtulmak için bir gün ansızın kaçmaya karar verir…
Teknolojinin tarafsızlık maskesi düştüğünde geriye ne kalır? Geçtiğimiz yıl, küresel çapta faaliyet gösteren bir veri analitiği şirketi ile dünyanın en büyük savunma alıcısı arasında bir kriz yaşandı…
Kapı kapandığında çoğumuz sadece kalın duvara bakarız. Oysa duvarın ardındaki dünya değişmemiştir; daralan ve ufalanan yalnızca bizim zihnimizdir…