Firavun nöbeti: Çocuk katliamının diyalektik veya ibretlik tekerrürü
“İran’a karşı mücadelede Tevrat’taki ilk doğanların öldürülmesine benzer bir yaklaşım benimsenmeli; eğer üst düzey yetkililere ulaşılamıyorsa çocukları hedef alınmalı.” Gazze’den itibaren İsrail’in sergilediği bütün saldırganlıklara bu teolojik ifadeler eşlik ediyor. Bu tür söylemler, metinlerin nasıl okunacağı meselesini de yeniden gündeme getirir. Çünkü burada Tevrat’a yapılan gönderme, metnin tarihsel bağlamını ya da ahlâkî uyarısını hatırlatmak için değil; aksine onu bir eylem kılavuzuna dönüştürmek içindir. Metin artık anlamak için değil, uygulamak için veya yapılanları gerekçelendirmek için çağrılır. Hermenötik düzeyde olan ile stratejik düzeyde olan arasındaki sınır silinmiştir. Tam da bu noktada, metnin anlamı değil, kullanımı belirleyici hale gelir.