04
Nis
2026
Gerçekten, hiç zamanı değil
ABD ve İsrail’in İran’a haksız, zalim, ceberrut ve haydutça saldırıları başladıktan hemen sonra İran’a yönelik daha önce görüldüğünden daha yoğun bir Şiilik eleştirisi veya İran’ın Şiileştirme politikaları konusundaki siciliyle ilgili eleştiriler de gündeme gelmeye başladı. Sadece zamanlamaya bakıldığında bunun pek de hayırlı bir gündem olmadığını hemen anlıyorsunuz. Enteresan olan yanı, eleştirilerin detayına bakıldığında hiç biri […]
01
Nis
2026
İşgalcinin direnişçiyi idam hevesi, Mescid-i Aksa’nın yalnızlığı ve Kıyamet Kilisesi’nin anlattığı
Yasa metnine göre işgal devleti, bir İsrail vatandaşını öldüren herhangi bir Filistinliye idam cezası uygulayabilecek; ancak hiçbir koşulda bir Filistinliyi öldüren bir İsrailliye bu ceza uygulanamayacak. Aşırı sağcı “Yahudi Gücü” partisinin lideri ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Likud Partisi’nden Knesset üyesi Nissim Vaturi tarafından sunulmuş olan yasa idamın uygulanmasının bütün adımlarını teknik detaylarıyla […]
30
Mar
2026
Savaşın bir aylık bilançosu: İran’da güçlenen rejim, artan kaos ve yeni denge arayışları
İran’a karşı ABD ve İsrail’in başlattığı saldırganlığın bir ayının sonunda dünya bambaşka bir belirsizliğin ve kaosun ufkunda. ABD’nin Trump ve Netanyahu’nun çizgisini izleyerek bu savaşı başlatması, kısa vadeli askerî mantık açısından “ön alıcı darbe” gibi sunuldu; fakat gelinen noktada bunun ciddi bir stratejik hata olma ihtimali güçlenmiş durumda. Çünkü savaşın başlangıcındaki temel varsayım, üst düzey […]
28
Mar
2026
İran’a saldırının gölgelediği Epstein’in ağındaki üniversiteler
28 Şubat günü ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı başlattıkları haydutluğun bir ayını geride bıraktık. Kaba güçleriyle gözleri dönmüş ve şımarmış ABD ve İsrail’in bu bir ay içinde kendi güçleri konusunda bir hayal kırıklığı yaşıyor oldukları çok açık, ama aynı zamanda İran’ın dayanabilme, savaşı sürdürebilme, hatta bir noktadan sonra savaşın kontrolünü eline alma konusunda sergilediği […]
25
Mar
2026
Firavun nöbeti: Çocuk katliamının diyalektik veya ibretlik tekerrürü
“İran’a karşı mücadelede Tevrat’taki ilk doğanların öldürülmesine benzer bir yaklaşım benimsenmeli; eğer üst düzey yetkililere ulaşılamıyorsa çocukları hedef alınmalı.” Gazze’den itibaren İsrail’in sergilediği bütün saldırganlıklara bu teolojik ifadeler eşlik ediyor. Bu tür söylemler, metinlerin nasıl okunacağı meselesini de yeniden gündeme getirir. Çünkü burada Tevrat’a yapılan gönderme, metnin tarihsel bağlamını ya da ahlâkî uyarısını hatırlatmak için […]
23
Mar
2026
Zihniyet okumalarının sınırlarının içinde asla anlayamayacağımız şeyler
Osmanlı’nın yıkılışı ve Cumhuriyetin kuruluş sürecini bu süreçlerde rol alan aktörlerin zihniyet dünyaları üzerinden takip etmek bir yol elbet. Neticede bu süreçte rol alanların niyetlerini, anlam dünyalarını yaptıkları işlerle bağdaştırmak bir zaruret. Neyi niye yaptılar? Hareketlerine yön veren saikler, motivasyonlar nelerdi? Bunları anlamak artık asgari sosyolojik bakışaçısının zorunlu bir adımı. İnsanların eylemlerine hariçten teorik bazı […]
21
Mar
2026
Emsalsiz bir tarih, emsalsiz bir rejim karşısında hegemonya da olsa resmiyetten uzak
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren tesis edilen Kemalist rejimin işleyiş biçimine biraz yakından bakanlar bunun tarihteki benzersizliğini hemen görürler. Benzersiz bir Jakobenizm, benzersiz bir kurtuluş anlatısı, benzersiz bir cumhuriyet deneyimi, benzersiz bir devrim ve kimlik, tarih, toplum ve birey inşa süreci, benzersiz bir modernleştirme projesi. Maalesef hiçbirinde hiçbir olumluluk bulabileceğimiz bir yanı yok bu benzersizliğin. Nuray […]
18
Mar
2026
Tarihyazımında iktidar, ezber ve hakikat arasında ezberlerimiz fazla asimetrik be Nuray Mert
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Takrir-i Sükunuyla, Tevhid-i Tedrdisat ve Matbuat kanunuyla, bir siyasi parti genel başkanının başka siyasiler hakkındaki iddiaları ve ithamlarını ihtiva eden parti kongre konuşmasından ibaret Nutuk’un neredeyse tek tarih kaynağı olarak tedris edilmesiyle oluşturulmuş olan bir resmi tarih anlayışına karşı yıllarca hiç kimse sesini bile çıkaramadı. Sesini çıkaranların başına neler geldiğine dair […]
16
Mar
2026
“Yeni resmi tarih” mi? Yok artık
Nuray Mert’in K24’te yayımlanan “Hanioğlu’nun Atatürk’ü ve Yeni Resmî Tarih” başlıklı yazısı için öncelikle teşekkür etmem gerekiyor. Türkiye’de her zaman bir yüzleşme ve bir muhasebe konusu olması gereken Kemalizm ve tarih yazımı tartışmalarına hakkını vermeyi önemsediği için. Dahası, tartışmayı önemsediği için. Hakkında en çok yayın yapılan konulardan biri olduğu halde ne Atatürk’ün ne de resmi […]