Küresel fırtına: 2026 ilk çeyrekte dünya ve Türkiye’nin denge arayışı
Yeni dünya ekonomisi-veri değil risk yönetiyor. 2026 yılına girilirken dünya ekonomisi artık klasik makro göstergelerle okunabilecek bir yapıdan çıkmış durumdadır. Enflasyon, büyüme ve faiz hâlâ önemlidir; ancak bunların yönünü belirleyen ana faktör artık jeopolitik risklerdir. Özellikle İran–ABD– İsrail hattında tırmanan gerilim, yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu değil, küresel ekonomik sistemin temel parametrelerini yeniden tanımlayan bir kırılma noktasıdır. 2026’nın ilk üç ayı, bu yeni ekonomik düzenin ilk somut verilerini üretmiştir. Küresel ekonomi bir yandan sıkı para politikalarının gecikmeli etkilerini hissederken, diğer yandan enerji fiyatları ve ticaret akışları üzerinden yeni bir şok dalgasıyla karşı karşıya kalmıştır. Türkiye ise bu küresel türbülansın ortasında…