Endülüs’ün ahı bizlere yeter
“Her yükselen bir gün düşer, inişler başlar zirveden…” Madrid’de hâlâ diri olan modern akıl, düzen ve seküler hayatın ritmi Kurtuba’ya yaklaştıkça yerini daha eski, daha yoğun, daha karmaşık bir hafızaya bırakıyor. Bu geçiş bir şehirden diğerine varmaktan öte, zihnimde bir medeniyetin kuruluşuna, yükselişine ve kırılmasına doğru yapılan yolculuğa dönüşüyor.Kurtuba’ya vardığımda hissettiğim ilk duygu bir zamanlar dünyanın merkezi sayılmış bu kentin bugün taşıdığı sessizliğin üzüntüsü oldu. Oysa bu şehir yalnızca Endülüs’ün başkenti olarak kalmamış aynı zamanda Orta Çağ dünyasında bilginin, felsefenin ve estetiğin en yoğun biçimde üretildiği yerlerden birisi olmuştu. İbn Rüşd burada yetişti, Aristoteles’i yeniden yorumladı, akıl ve vahiy arasındaki…