03
Nis
2026
Endülüs’ün ahı bizlere yeter
“Her yükselen bir gün düşer, inişler başlar zirveden…” Madrid’de hâlâ diri olan modern akıl, düzen ve seküler hayatın ritmi Kurtuba’ya yaklaştıkça yerini daha eski, daha yoğun, daha karmaşık bir hafızaya bırakıyor. Bu geçiş bir şehirden diğerine varmaktan öte, zihnimde bir medeniyetin kuruluşuna, yükselişine ve kırılmasına doğru yapılan yolculuğa dönüşüyor.Kurtuba’ya vardığımda hissettiğim ilk duygu bir zamanlar […]
01
Nis
2026
Madrid’den Ankara’ya bakmak
İspanya’dayım. Gezdiğim yerleri yazmayı ve yaşadığım ülkeyle kıyaslamayı oldukça severim. Bir başkent olarak Madrid, ilk bakışta kendini ele vermeyen bir açıklıkla başlıyor; geniş caddeler, taşın üstüne düşen yumuşak ışık ve acele etmeyen bir kalabalıkla… Şehir imparatorluk ihtişamını, çöküşün ağırlığını, iç savaşın yıkımını ve uzun süren suskunluk dönemini aynı bedende taşıdı. Bu yüzden burada hissedilen dinginlik, […]
27
Mar
2026
Yaralı lider
Siyaset çoğu zaman zirveler üzerinden okunur: kazananların, kaybedenlerin, ayakta kalanların ve sahneden çekilenlerin hikâyesi üzerinden… Bu yüzey anlatısı hızlı sonuçlara ve görünür dengelere odaklanır. Oysa belirleyici olan yüzeyin altında ağır ağır biriken başka bir süreçtir. Yenilgiyle açılan, geri çekilmeyle derinleşen, dışlanmayla sertleşen ve nihayetinde yeniden görünür hâle gelen bir hat vardır ki liderliğin asıl dokusu […]
25
Mar
2026
Sağın yargıyla kurduğu sorunlu aşk
Siyasetin hafızası kısa, yargının hafızası uzundur” denir. Lakin Türkiye tarzı ülkelerde bu iki hafıza çoğu zaman birbirine karışır. Biri diğerini bastırır, diğeri ötekine sığınır ve ortaya tuhaf, amorf ilişki biçimi çıkar: yargıya güvenmeyen ama yargı üzerinden hüküm kurmak isteyen siyasal akıl. Bu yüzden sağ siyasetin yargıyla kurduğu ilişki hiçbir zaman sahici bir hukuk sadakati şeklinde […]
20
Mar
2026
Düşman İsrail, tartışma mezhep
Düşman İsrail, Tartışma Mezhep Tarih en çok felaket anlarında konuşur. İmparatorluklar yıkılırken, şehirler düşerken, halklar yerinden edilirken değişim yalnızca cephe hatlarında yaşanmaz. İktisat sarsılır, hukuk çöker, ahlak aşınır, dil sertleşir, hafıza parçalanır ve bütün bu çözülmenin ortasında zihinlerin öncelik sırası kendini ele verir. Bu yüzden kayda geçen yalnızca olup bitenler değildir. Aynı zamanda kimin nerede […]
18
Mar
2026
Herkesin bildiği, kimsenin söyleyemediği
Türkiye’de son yıllarda sıkça görülen bir sahne bu durumu açık biçimde gösteriyor. Bir akşam yemeğinde, uzun bir yolculukta ya da bir dost meclisinde ekonomi, adalet ve liyakat üzerine konuşmalar açılır. İnsanlar yaşadığı sıkıntıları açıkça anlatır. Artan kiralar, iş bulma zorlukları, torpil hikâyeleri, mahkeme kararlarına duyulan güvensizlik uzun uzun tartışılır. Aynı insanlar ertesi gün iş yerinde, […]