Daha ne olabilir?
1980’lerin başlarıydı. İstanbul’da sadece İnönü Stadı’nda oynanıyordu maçlar. Ali Sami Yen ve Fenerbahçe Stadı vardı ama yük Dolmabahçe’deydi. Basketbol için Spor Sergi’nin yolunu tutardık. O yıllarda futbolda çok gerilerdeydik. Şerefli yenilgilere; yani iyi oynadık ama 1-0 yenildiklere sevinirdik. Basketbolda Koraç şampiyonluğu ile dünyalar bizim olmuştu. Voleybolda ise Eczacıbaşı ve sonradan Milangaz Avrupa kupasında tur geçtiğinde voleybol sever olurduk. Olimpik yüzme havuzu yoktu koskoca İstanbul’da. Denizde idman yapanlar vardı! Elbette gözlerini dünya üçüncülükleri, madalyalarla açıp TV’den uluslararası başarıları izleyen Z kuşağına bunu anlatamıyor ve “Türkiye sporda başarılı” kavramını kabul ettiremiyorsunuz ama “Nereden nereye” demenin zamanıdır!