Sessiz bir seda, bir veda şarkı ve vefâ: Recep Yazıcıoğlu’nun aziz hatırasına
Ali Coşar
Milat
Zaman, önüne kattığı her şeyi alıp götüren amansız bir nehir gibidir; ancak bazı insan isimleri vardır ki, o nehrin coşkun sularında silinmek yerine zamana direnen çınar kökleri gibi hafızalara tutunur. Türk bürokrasisinden, milletin gönül hanesinden bir Recep Yazıcıoğlu geçti… Takvimler 8 Eylül 2003’ü gösterdiğinde, fani dünyadaki koşusunu tamamlayıp ebediyet alemine göç eden o sıra dışı adamın ardından koca bir millet içtenlikle gözyaşı döktü…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Batı’dan Doğu’ya kayan eksen ve Türkiye’nin stratejik ekseni
10 Eylül 2026
Golan Tepeleri: Su, toprak ve namlunun ucundaki Şam
08 Eylül 2026
250: Yeni dünya düzeninin şifresi mi?
07 Eylül 2026
Almanya’nın Lora hamlesi ve Türkiye’nin Tayfun gerçeği: Silahı satın alanlar ile teknolojiyi yazanlar
06 Eylül 2026