Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 15.03.2026 02:20

İlber Ortaylı’nın ardından…

Tarih, kimileri için tozlu belgelerin sessiz tanıklığı olsa da, bazı müstesna şahsiyetler için nefes alan, terbiye eden ve istikbali mayalayan canlı bir organizmadır. Türk tarihçiliğinin ve entelektüel dünyamızın ufkunda asılı duran o devasa kandil, İlber Ortaylı, artık bu dünyadaki nöbetini tamamlayarak zamanın ötesine, asıl kaynağına rücû etmiştir. Onun gidişi, sadece bir âlimin kaybı değil; koca bir imparatorluk hafızasının, bir medeniyet vakarının ve bin yıllık bir kültür atlasının yaşayan en gür sesinin ebedî bir sükûta bürünmesidir. O, sadece kitapların arasından konuşan bir âlim değil, bizzat mazinin sesini tarihin içinden süzerek bugüne fısıldayan bir gönül insanıydı… Entelektüel bir kalenin son temsilcisi olarak,…