“Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir.
Kardeşlerim, ‘Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim’ diyenler de aynı şekilde kendileridir.
Dün ‘halkın umudu’ dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.
Tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta, belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir.
“CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.
Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı.
Bizim mücadelemiz, başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır.
Bizim mücadelemiz, milletin inancına, kutsalına ve değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir.
Bizim mücadelemiz, hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa ‘Boş ver, Araplara paranı kaptırma’ diyen gafillerledir.
Bizim mücadelemiz, milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır.”
“Şimdi Akdeniz’de, özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyor, gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz.
Siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler.
Çok açık söylüyorum; kimse macera peşinde koşmasın, kimse Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın.
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.”