Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklu ve hükümlülere yönelik olumsuz koşullar bulunduğu iddialarını yalanladı: – “Ceza infaz kurumlarımızda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerçekleştirilmekte olup, ceza infazları sırasında iddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulmamaktadır” İSTANBUL (AA) – Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumlarında “tutuklu ve hükümlülerin gerekli tedavileri görmedikleri, ilaca erişimde sorun yaşadıkları, yemeklerin soğuk verildiği ve koğuşlarda ölümler yaşandığı” yönünde yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşmalarında ifadeleri alınan sanıklar U.Y, Y.U.Ş. ve N.C.C’nin beyanlarına dayanılarak, “Marmara Ceza İnfaz Kurumları’nda kalan tutuklu ve hükümlülerin hasta olmalarına rağmen gerekli tedavileri görmedikleri, ilaca erişimde sorun yaşadıkları, koğuşların kalabalık olduğu, yemeklerin soğuk verildiği, koğuşlarda ölümler yaşandığı, bir hükümlünün vefatı sırasında kapıya vurulmasına rağmen müdahale edilmediği ve bazı kişilerin yerlerde yattığı” yönünde gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar yapıldığının görüldüğü belirtildi. Açıklamada, Başsavcılığın görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bugün itibarıyla 31 bin 475 tutuklu ve hükümlü kaldığı bilgisi verildi. İddialar sonrası yapılan kontrollerde, sanık Y.U.Ş’nin 1 Kasım 2025’te ceza infaz kurumuna alındığı, aynı gün yapılan ilk muayenesinde herhangi bir kronik veya bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, Kasım 2025 ile 9 Nisan 2026 tarihleri arasında toplam 6 kez kurum revirinde muayene edildiği aktarılan açıklamada, ayrıca 2 kez devlet hastanelerinde kontrolünün yapıldığı, tüm tetkik ve görüntülemelerinin eksiksiz şekilde tamamlandığı ve reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği bildirildi. Açıklamada, sanık N.C.C’nin 27 Ekim 2025’te kuruma alındığı, aynı gün yapılan ilk muayenesinde herhangi bir kronik veya bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, 27 Ekim 2025 ile 9 Nisan 2026 tarihleri arasında toplam 4 kez kurum revirinde muayene edildiği, ayrıca 2 kez devlet hastanelerinde kontrolünün yapıldığı, tüm tetkik ve görüntülemelerinin eksiksiz şekilde tamamlandığı ve reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği, en son hastane sevk tarihinin 26 Mart 2026 olduğu, ancak tutuklunun hastaneye gitmemek için dilekçe verdiğinin belirtildiği kaydedildi. Kurumlarda bulunan tüm tutuklu ve hükümlülerin tedavi süreçlerinin görevliler tarafından titizlikle takip edildiği vurgulanan açıklamada, aile hekimleri ve hastanelerde görevli doktorlar tarafından düzenlenen reçetelerde belirtilen ilaçların eksiksiz olarak imza karşılığında teslim edildiği aktarıldı. Açıklamada, sanık U.Y’nin kaldığı koğuşta bulunan hükümlü R.U’nun 30 Ekim 2025’te rahatsızlanması üzerine sırasıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi, Silivri Devlet Hastanesi ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, böbrek yetmezliği hastası olan hükümlünün tedaviye cevap vermeyerek hayatını kaybettiği belirtildi. Sanık U.Y’nin kaldığı koğuşta bulunan hükümlü H.Ö’nün, 6 Şubat 2026’da rahatsızlanması üzerine Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi, ardından Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesine götürüldüğü belirtilen açıklamada, ancak diyabet hastası olan hükümlünün tedaviye cevap vermeyerek hayatını kaybettiği bildirildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Ceza İnfaz Kurumlarımızda kalan tüm tutuklu ve hükümlülere bir adet yatak, çarşaf, yastık ve battaniye verildiği, hiçbir hükümlü veya tutuklunun başka bir arkadaşı ile aynı yatağı paylaşmadığı, netice olarak yapılan haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır. Ceza infaz kurumlarımızda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerçekleştirilmekte olup, ceza infazları sırasında iddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulmamaktadır.”
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklu ve hükümlülere yönelik olumsuz koşullar bulunduğu iddialarını yalanladı