Siyaseti boğan dar alan iktidar kavgaları
CHP hakkında bilmem kaçıncı benzer yazıları yazmışımdır. Bu, benim bakış açımdan ziyade CHP’nin benzer çalkantılar yaşamasıdır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
CHP hakkında bilmem kaçıncı benzer yazıları yazmışımdır. Bu, benim bakış açımdan ziyade CHP’nin benzer çalkantılar yaşamasıdır…
Ortada hem hukuki hem siyasi kaos var. Seçimler (doğal olarak parti kongre ve kurultayları dahil) demokrasilerin ayırt edici ve olmazsa olmaz unsurudur…
NOT: Son yazımda ANAP döneminde sokakta evlilik, ‘bekaret kontrolü’ uygulamasıyla ilgili olarak dönemin aileden sorumlu devlet bakanı Cemil Çiçek’in adını geçirmiştim. Yazının ardından Bu uygulamanın, polisin keyfi yaklaşımından kaynaklanmış olduğunu tespit ettim…
Denir ki AK Parti, ilk evresi itibarıyla geleneksel sağa göre daha sivil, daha az milliyetçi ve daha az devletçidir. 2013 yılından sonra ise bu çizgiden sapmaya, geleneksel sağa rota kırmaya başlamıştır…
Kamuoyu araştırmaları, özellikle benim takip ettiğim PANORAMATR, tartışmalar ne istikamette olursa olsun belli bir siyasi dağılım ve veri sürekliliğine işaret ediyor. Oy dağılımı veya seçmen sosyolojisi bakımından şu üç hususun altı çizilebilir: Oyların yüzde 70’i iktidar ve ana muhalefet partisinde toplanıyor…
Global sahada en meşru ve sert rüzgarların otoriterlik yönünden estiğini söylemiştim son yazımda. Günümüz Türkiye’sinin siyasi ikliminin bu rüzgarlarla yakından ilgili olduğu muhakkak…
Hangi dönemde, hangi dengelerle yaşarsak yaşayalım; açılım evreni, demokratik esinti dönemi ya da otoriter aşama fark etmeksizin, Türkiye’nin değişmeyen sosyolojik verisi cemaatimsi toplum dokusu, dahası toplum anlayışıdır. Bu doku ve anlayış sürekli siyasi sorunlar üretir…
Konu ister seçim olsun, ister dış politik bir hamle, ister iç siyasi tartışma… Her zaman cenge gider bir halimiz vardır. Bu savaşçı ruh halimiz neden…
Çatışma çözümü süreciyle toplum ne kadar ilgili ve nasıl bakıyor? Süreç zamana yayıldıkça hem kabulü artıyor hem de ilgisizliği besliyor…