Küsülü Giden Şair: Haydar Abbasî Barışmaz
Birkaç yıl önce Merağa’ya gitmiştim. Onu görmek, elini tutmak, sesini duymak için… Ama kaderin ince çizgisi araya girmişti…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Birkaç yıl önce Merağa’ya gitmiştim. Onu görmek, elini tutmak, sesini duymak için… Ama kaderin ince çizgisi araya girmişti…
Munzur Dağları, sabahın ilk ışıklarıyla ağır ağır uyanırken, Erzincan o gün yine kadim bir sırrı rüzgâra fısıldıyordu… Fırat’ın suları, bin yıllık bir hatırayı taşır gibi akıyor; taşlar, topraklar, yollar tek bir ismi sessizce anıyordu: Şeyh Ahmed Fevzi Efendi… O, ne bir kumandan gibi kılıç kuşanmıştı ne de bir nev heves aydın gibi şöhret peşinde […]
Kadı Mir Muhammet Kerim’in Hikâyesi Hazar’ın rüzgârı, Bakü’nün taş sokaklarından geçerken yalnızca denizin tuzunu değil, geçmişin sesini de taşır. İçeri Şeher’in dar yollarında yürüyen biri, eğer biraz durup kulak verirse, o taşların arasından yükselen bir kalem hışırtısını duyabilir…
Çaldıran’da dünyamızı çaldırdık, Bahtımızı köhlen attan saldırdık. Aklımızı o kadar ki çıldırdık, İki kardeş kılıç çekti bir ruha, Özümüze gelemedik bir daha…
Birlik fikrinin şiirle inşası Türk-İslâm dünyasının yüzyıllardır kanayan yaralarından biri olan Şiî-Sünnî meselesi, sadece bir mezhep farklılığı olarak kalmamış; zamanla siyasî hesapların, dış müdahalelerin ve cehaletin beslediği derin bir ayrışmaya dönüşmüştür. Bu ayrışma, aynı kıbleye yönelen, aynı kitaba inanan, aynı peygambere ümmet olan toplulukları karşı karşıya getirmiş; enerjisini iç çekişmelerde tüketen bir dünyanın ortaya çıkmasına […]
İnsanlık tarihi bize şunu açıkça gösteriyor: İnançlar, düşünceler ve ideolojiler zamanla dallanır, çeşitlenir. Tıpkı bir ağacın kökünden göğe doğru yükselirken dallara ayrılması gibi… Bu, doğaldır. Kaçınılmazdır. Hatta bir bakıma hayatın kendisidir. Ancak sorun, bu dalların birbirine düşman edilmesidir. Bugün İslâm dünyasının en büyük meselelerinden biri; Alevî, Sünnî ve Şiî farklılıklarının bir zenginlik olarak değil, bir […]
Azerbaycan basınında millî düşüncenin, devletçilik anlayışının ve Türk dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesinde Azerbaycan gazetecilerinin önemli rolü olmuştur. Bu bağlamda, uzun yıllara yayılan üretken gazetecilik faaliyetiyle dikkat çeken isimlerden önemli biri Namık Ahmedov’dur. Ahmedov, Azerbaycan basınında yayımlanan yazıları ve kamuoyunun şekillenmesine yaptığı katkılarla öne çıkan bir publisisttir. Onun kaleme aldığı makaleler millî ideolojinin güçlendirilmesi, devletçilik anlayışının pekiştirilmesi […]
Baharın eşiğinde, gecenin gündüze denk düştüğü o kadim an gelir her yıl: Toprak uyanır, su coşar, ateş parlar ve insan, özüne bir adım daha yaklaşır. İşte bu anın adı Nevruz’dur. Sadece bir mevsim dönüşü değil; bir hatırlayış, bir diriliş ve en önemlisi bir buluşmadır. Türk dünyasının en derin köklerinden beslenen bu bayram, asırlardır coğrafyaları aşarak […]
Muhammet Taki Zehtabî’nin hayatı, bir insanın ömrüne sığmayacak kadar uzun bir mücadele, bir millete yetecek kadar derin bir ıstırap ve bir çağın yükünü omuzlayacak kadar ağır bir sorumluluk hikâyesidir. Onun serüveni sadece bir ilim adamının biyografisi değil; İran coğrafyasında asırlardır süregelen kimlik, dil ve hürriyet arayışının destansı bir yürüyüşüdür. O, kalemiyle sürgüne gönderilmiş; fakat sürgünde […]