01
Tem
2026
İnadına şiir
İnsanlığın ortak dili diye adlandırdığım şiir, insanlığımızın pek de iç açıcı olmayan bu döneminde var olmayı sürdürüyor. 1965 kuşağının önde gelen şairlerinden Nihat Behram’ın Everest Yayınları arasında yer alan Düşlüyorum adlı şiir kitabı, içinde bulunduğumuz yıl yayımlanan şiir kitapları arasında da ön sırada yerini aldı…
24
Haz
2026
İki Kılıçdaroğlu
Kemal Kılıçdaroğlu’nu birçok kişi gibi ben de Melih Gökçek’i ve AKP kurucularından ve başkan yardımcılarından rahmetli Dengir Mir Mehmet Fırat’ı açık farkla yenilgiye uğrattığı TV programında tanıdım. Sükûneti, bilgi birikimi, özgüveni, belgelerle konuşması ve ince mizahı ile göz doldurucuydu…
17
Haz
2026
Sol duyu
İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz…
10
Haz
2026
Genel bir değerlendirme
Bu ülkenin kendini vatansever sayan bir yurttaşı olarak bazen genel bir değerlendirme yapmak gereğini duyuyorsunuz. Öncelikle, vatansever ne mi demek…
03
Haz
2026
İyiye inanmak
Bazen bir dizenin armağan gibi kendiliğinden geldiğini, ardından er ya da geç şiirin sökün ettiğini şairler bilir. Tıpkı öyle, bir yazıyı da bazen zihinde beliriveren bir kavram başlatır…
27
May
2026
20
May
2026
‘Laik’ ve ‘laiklik’ üzerine…
Kısa süre önce laiklik konusunda iki önemli ve kapsamlı yapıt yayımlandı: Gazetemizin yazarı, değerli tarihçimiz Sinan Meydan’ın “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” (İnkılâp Yayınları) ve bir akademisyen grubunun ürünü “Yol Ayrımında Laiklik” (Tekin Yayınevi). Sinan Meydan’ın yapıtı Cumhuriyet Aydınlanmasının ve ona gerici saldırıların başlangıcından günümüze akıcı bir üslupla yazılmış öğretici tarihidir…
13
May
2026
Hapishanelerden yükselen çığlıklar (4)
Adalet Bakanlığı’nın bir genelgesi mi yoksa Şakran kadın kapalı cezaevi yönetiminin keyfi kararı mıdır bilmem; mahkûmlardan boyunlarında üzerinde işledikleri suçun yazılı olduğu bir suçlu kimliği taşımaları isteniyor. Bu kimlik yoksa, ziyaretçi görüşüne çıkarılmıyorlar…
06
May
2026
Butlan mutlan
Nelerdi onlar şimdi anımsamıyorum ama siyasal yaşamımızın ortasına kimi kez ve genellikle anlamı uzmanlar dışında pek bilinmeyen Arapça ya da Batı dillerinden bir sözcük düşer. Bir süre oyalanırız onunla, Türkçesi yok mudur diye bakarız, sonra unutulup gider…