Kapıdaki felaket: 19 milyona zam yok!
Milyonlarca işçi, kamu görevlisi ve emekli gözünü temmuz ayında dikmiş durumda. Çünkü temmuz ayı emek gelirlerinde artış ayıdır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Milyonlarca işçi, kamu görevlisi ve emekli gözünü temmuz ayında dikmiş durumda. Çünkü temmuz ayı emek gelirlerinde artış ayıdır…
Mutlak butlanın bir kişisel ihanet öyküsü ya da bir trajedinin çok ötesinde, derin siyasal ve toplumsal etkileri var. Bu operasyonu, siyasi yaşamı boyunca girdiği tek seçimi kazanamamış ve adeta ebedî bir muhalefet figürü hâline gelmiş bir siyasetçinin ahir ömründe alet olduğu kişisel bir trajedi olarak okumak meselenin vahametini gözden kaçırmak olur…
Türkiye’nin yakın siyasal ve toplumsal tarihinin en derin hukuksuzluklarından ve keyfi operasyonlarından birini yaşıyoruz. Ana muhalefet partisi CHP’nin kurultayına dönük keyfi ve hukuksuz “mutlak butlan” kararı, bir parti içi mesele, bir yargı sorunu veya bir dernekler veya siyasi partiler hukuku tartışması değil…
Halk TV’de geçen haftalarda yaşanan kriz -işten çıkarmalar ve istifa dalgası- medyanın genelinde uzun süredir var olan derin yapısal sorunları bir kez daha ortaya çıkardı: Sendikasızlık, adaletsizlik, siyasi baskı ve editoryal özerklik erozyonu. Bu hafta “Halk TV krizi” üzerinden medyadaki vahim durumu ele alacağım…
Kamunun ve toplumsal örgütlerin (sendikalar, meslek örgütleri, toplumsal örgütler) mali işlerinin denetimi, şeffaflığı ve hesap sorulabilirliği son derece hayati bir konudur. Bugün sendikaların akçalı (mali) işlerinin denetimi ile sendikalarda nepotizm sorununu tartışmaya çalışacağım…
Nisan ayındaki maden işçilerinin Ankara direnişi ve ardından 1 Mayıs 2026 gösterilerindeki dağınıklık ve zayıflık Türkiye’de ana akım sendikacılığın uzun süredir yaşadığı derin sorunları hatta daha doğru ifadeyle krizi bir kez daha ortaya koydu. Ana akım sendikacılığın yapısal sorunlarının üzerine gitmeden ve başka türlü bir sendikacılık anlayışı güçlenmeden Türkiye’de emeğin sorunlarının çözümü çok çok zor…
Doruk madencilik işçilerinin kası öncülüğünde Nisan 2026’da Eskişehir’den başlayan yürüyüşü ve Ankara’daki direnişi, elde edilen kazanımla birlikte son dönem emek mücadelesi açısından kayda değer bir örnek oldu. Sendikanın kararlı tutumu ve işçilerin direngenliği kamuoyu desteği ile birleşince burnundan kıl aldırmayan şirkete ve direnişi görmezden gelen, hatta ezmeye kalkan hükümete geri adım attırdı…
1 Mayıs 2026 yaklaşıyor. 1 Mayıs, emeğin evrensel dayanışma ve mücadele günü, işçi bayramı…
TÜİK’in 3 Nisan 2026’da açıkladığı yüzde 1,94’lük mart ayı TÜFE oranı büyük tepki yarattı. Resmî enflasyon oranları ile hayat pahalılığı arasındaki büyük fark, uzun süredir var olan TÜİK’e yönelik güven krizini daha da derinleştirdi…