Çocukluğumuz aslında geleceğimiz
Her şey çok farklı olabilirdi aslında. Çocukluğumuza dönebilsek o dönem yaşadıklarımıza başka bir pencereden bakabilsek belki bugün bambaşka insanlar olabilirdik…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Her şey çok farklı olabilirdi aslında. Çocukluğumuza dönebilsek o dönem yaşadıklarımıza başka bir pencereden bakabilsek belki bugün bambaşka insanlar olabilirdik…
Birkaç hafta önceki yazımda Metallica konserinin iptali üzerine uluslararası starların ve grupların niye ülkemizde konser veremediklerinin gerekçelerini masaya yatırmış ve de biraz karamsar bir tablo çizmiştim. Geçtiğimiz hafta ise İstanbul benim yazımı boşa çıkaran iki önemli konsere ev sahipliği yaptı…
Çocukluğumun kurban bayramlarını hep yağmurlu, yağmur damlalarını da kurbanlıkların gözyaşları olarak hatırlarım hep. Böyle hatırlamam çok doğal…
Babam 1970’li yıllarda Ankara Etimesgut’da Özel Filo Komutanı’ydı. Ne demek Özel Filo…
Sanatçı ve müzikseverleri aynı ortamda buluşturan konserlerin tadı bir başkadır. Binlerce konser verdim, yüzlerce konsere de izleyici olarak katıldım…
Bulutsuzluk Özlemi’nin kurucularından grubun söz yazarı bestecisi ve solisti Nejat Yavaşoğulları ile tanışmam Ses Dergisi sayesinde olmuştu. 80’li yılların başlarında müzik muhabirliği yaptığım dergi, bir gün John Lennon’u anma etkinliğini izleme görevini bana verince Nejat ile ilk kez yüz yüze o zaman tanışmıştım…
Bazen ailece bir sofranın başında toplandığımız eski akşam yemeklerimizi çok özlüyorum. Uzun zamandır bu sofralara hasret kaldım…
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Barış Manço’nun “Bugün bayram erken kalkın çocuklar” adlı güzelim şarkısıyla, mutlu şekilde uyandığımız o günler geride kaldı…
Yıllardır tiyatronun içinde olduğum için oyuncuları çok severim. Onların dayanışmasını, yardımlaşmasını, aylar süren provalarda birbirlerini kollamasını, oyunlarda repliğini unutan olursa ona sufle verilmesini nihayetinde de bir salon dolusu alkışın paylaşılmasını…