Bıçakçı Ömer ve Somuncu Baba
Bizim medeniyetin külliyatında, paragözlerle gönlü zenginler arasındaki fark; insanları istismar edip servet biriktirenlerle… hakikatin peşindeki gerçek bilgeler arasındaki farktır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bizim medeniyetin külliyatında, paragözlerle gönlü zenginler arasındaki fark; insanları istismar edip servet biriktirenlerle… hakikatin peşindeki gerçek bilgeler arasındaki farktır…
On yıl boyunca bir gölge gibi yaşadı. Sonra tek bir fotoğraf, onu açığa çıkardı…
Yemyeşil koruların ortasında, ağaçların uzayan gölgeleriyle şiirsi, üstünde görülmemiş güzellikte nilüfer çiçekleri yüzen göllere benzeyen kadınlar vardır. Sakin, bilge, derin ve yanında hissettiğiniz huzurla serin…
Meydanlarda alkıştan yıkılan kalabalıklar, mükemmel taranmış saçlardaki reklam, milimetrik hesaplanmış sırıtışlarıyla halka hitap eden liderler… Peki ya hepsi bir ajansın kurguladığı senaryodan, saati 950 liraya kiralanmış figüranların tuttuğu alkıştan ibaretse…
Saz bedenli gencecik kızlar, insanlık kıyafetini çoktan çıkartmış mahlûkat tarafından kullanılıp balkondan atılıp dere yataklarına gömülüp, tarla kenarlarına… Modern olacağız diye, çıplaklığı en ileri çağdaşlık diye, “ne var bunda” diye sunarak kızlarımızı kurban…
Hayatta bazen, hiçbir zararınızın dokunmadığı, bilakis daima iyi yaklaştığınız birilerinden düşmanlık görürsünüz. Bu insanlarla aranızda hiçbir sürtüşme, hiçbir somut çatışma ve çıkar kavgası olmadığını düşünür, uğradığınız bu yersiz husumeti anlamlandırmakta güçlük çekersiniz…
Geçen hafta, “Entel” tipolojisinin ortaya çıkması, münevverler anlamında has Entelektüellerin de arada kaynamasına neden oldu dedik. Yeşilçam filmlerinde de bu net olarak görülür…