150 milyar euroluk soru: Türkiye SAFE’in neresinde?
Hiç çekmedi krizlerden Avrupa Birliği, son 7 yılda çektiği kadar. Pandemi mi dersiniz, enerji krizi mi dersiniz, Rusya-Ukrayna savaşı mı, arz-talep bozulması mı, savaşlar mı…
Hiç çekmedi krizlerden Avrupa Birliği, son 7 yılda çektiği kadar. Pandemi mi dersiniz, enerji krizi mi dersiniz, Rusya-Ukrayna savaşı mı, arz-talep bozulması mı, savaşlar mı…
Belki de asıl soru, BYD’yi ikna etmek için gerekenleri yapabildik mi? Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden biri olan BYD’nin Türkiye’de kurmayı planladığı 1 milyar dolarlık yatırımın askıya alındığına yönelik haberler iş dünyasında doğal olarak büyük yankı uyandırdı…
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ihracatçı firmalara yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türk lirasına çevirmeleri karşılığında sağlanan döviz dönüşüm destek oranı, bilmeyenler için söyleyeyim %3 olarak uygulanmakta. Bu destek 18 Mayıs tarihinde bir kez daha uzatılarak son tarih 31 Temmuz 2026 olarak ilan edildi…
Geçtiğimiz haftanın en kritik olayı, hiç şüphesiz ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyareti ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmeydi. Doğal olarak bu kritik görüşme, tüm dünya gündeminin merkezine oturdu…
Einstein’ın izafiyet teorisine göre, büyük bir nesneye yakın olduğunuzda zaman daha yavaş ilerler. Doğaldır ki uzaklaştığınızda da zaman daha hızlı akar…
Türkiye ekonomisi, küresel ticaretin en sert sınavlarından birinin yaşandığı bir dönemde dikkat çekici bir başarıya imza attı. 2026 yılı Nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek Nisan ayı ihracat rakamına ulaştık…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Nisan 2026’da kamuoyuyla paylaştığı “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, Türkiye’nin vergi sisteminde yapısal bir dönüşümün fitilini ateşledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 27 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verdiği ayrıntılı brifing, reformun kapsamını netleştirdi…
Merkez Bankası’nın 22 Nisan’da açıkladığı faiz kararı, ekonomi yönetiminin temkinli bekle-gör stratejisini bir adım öteye taşıdığını gösteriyor. Konuyu derinlemesine düşündüğümde politika faizinin %37 seviyesinde sabit tutulmasını, hem piyasa beklentileriyle uyumlu hem de küresel konjonktürün risklerini gözetiyor diye yorumluyorum…
Dünya ekonomisi bir süredir alışık olduğu kurallarla ilerlemiyor. Normal şartlarda enflasyon yükselirken büyüme düşer, büyüme hızlanırken enflasyon kontrol altına alınır…