Tehlikeli dünyada teskin olmaya dair
Güven, dünyaya gelen herkesin ihtiyacı. Ama ne yazık ki, dünya üzerindeki birçok temel ihtiyaç gibi o da dengeli ve adaletli dağılmıyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Güven, dünyaya gelen herkesin ihtiyacı. Ama ne yazık ki, dünya üzerindeki birçok temel ihtiyaç gibi o da dengeli ve adaletli dağılmıyor…
Yaşanan her ne ise kıymeti zamanında biçilir. Ve ne kıymet biçildi ise geleceğe o devrolur…
Memleketin seması altında yaşayan her nesilden, her kesimden insanın bildiği, “7’den 77’ye” diye bir deyim var. Kendini bilme, yani yaşanılanı dosdoğru hafızaya kaydedebilme yaşı (7) ile ömrün ortalama nihayet yaşı (77) kastediliyor…
Kitaplarımın üzerinde elime geçtiği tarih ile ilgili bir not düşmemişsem üzüntü duyuyorum. Çünkü bunu, kavuşumun hatır’a kaydı sayıyorum…
İnternetin yaygınlaşması, sosyal medya, kişisel profillerin ulaşılabilir hâle gelmesi, fotoğraf ve video paylaşımındaki sınırsızlık en çok, aktif kullanıcı olarak genç nesilleri, “izleyici” olarak da çocukları etkiliyor ne yazık ki. Bu fırtına, eğitimi daha kapsamlı ve yeni yöntem arayışlarına iten bir sisteme dönüştürüyor…
Böyle bir başlığın altında yıkılışlardan değil, en azından elde kalanlardan bahsetmek gerekir. Ama yıkılışlar haddini aştığından belki, Osmanlı şehri denince evvela İstanbul, sonra yıkılıp yitirilenler akla geliyor…
Onu ne tarihle, ne edebiyatla, ne kültür taşıyıcılığıyla, ne de “masalcı” sıfatıyla sınırlandırabilirsiniz. Evliya Çelebi, tarihe zar zor sığabilen nevi şahsına münhasır kişiliği, yaşayışı ve eserindeki benzersiz anlatımıyla unutulmaz ve ihmale gelmezler arasına çoktan karışmıştır…
İznik sükûnetinden payınızı alıp da Bursa yoluna düşmüşseniz, izi tozu, taşı toprağı tarih kokan bu şehirle bütünleşmenin zamanı gelmiştir. “Bursa’da Zaman”ın zamanı gelmiştir…
Bir seyahat yazısının en zor yanı hakkı teslim etme endişesi sanırım. Seyahatin hakkını verebilseniz de yazıya aktarıp aktaramayacağınız meçhulle sınanır…