Hayır savaşa alışmayacağız!
Bugün konumuz: İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı ve İran’ın ABD’ye bildirdiği on maddelik ateş-kes koşulları ile ilgili olarak SAVAŞ! Özal döneminin ünlü sözüdür: “ALIŞIRLAR, ALIŞIRLAR!” Anayasa ihlaline…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bugün konumuz: İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı ve İran’ın ABD’ye bildirdiği on maddelik ateş-kes koşulları ile ilgili olarak SAVAŞ! Özal döneminin ünlü sözüdür: “ALIŞIRLAR, ALIŞIRLAR!” Anayasa ihlaline…
2015’te ne olduğunu anımsayalım: Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra yapılan 7 Haziran seçimlerinde AKP tek başına hükümeti kurma gücünü yitirmişti. Seçim sonuçlarını anımsayalım: Dikkat edilirse, iki seçim arasında AKP’de görülen artış, neredeyse, MHP, HDP ve SP’deki azalışa eşittir…
1) Bugün, iktidar uğruna insanları katledenlerin, hapsedenlerin, ister Firavun olsunlar, ister İmparator, ister Şah, ister Padişah; ister Piramitleri, ister Terra Kota Ordularını yaptırsınlar; insanlığın yüz karası ZALİMLER olarak tarihe geçtiklerini belirtecektim… 2) Ülkemizdeki uygulamaların, 1215’te kabul edilen Magna Carta’nın bile gerisinde kaldığına işaret edecektim…
Aydın, insanlığa, topluma yol gösteren kişi demektir. Aydın, kendi kişisel menfaatini değil, insanlığın, toplumun çıkarlarını düşünen kişi demektir. Aydın, Doğru’yu İyi’yi ve Güzel’i, sadece kendisi için, kendi grubu için değil, her zaman, her yerde, herkes için savunan kişidir. *** “Aydın”ın çok önemli bir özelliği daha vardır: Ayrıntıda kaybolmaz; ana sorunu, temel çelişkiyi görür! Atatürk’ün Cumhuriyet […]
Türkiye’yi bugünlere taşıyan, Emperyalizmin güdümündeki dincietnikçi politikaların doruk noktalarında, bunlara destek verenler, (“Aydın” olduklarını iddia etseler ve toplum tarafından öyle görünseler bile) “Aydın” olarak kabul edilemezler! “Aydın” tanımını nasıl yaptığımı anımsayalım. Bence Türkiye’de “Aydın”: Bağımsızlık, Özgürlük, Eşitlik, Laiklik, Dayanışma, Adalet ve Barış mücadelesi yapar, sömürüye karşı çıkar, Anayasa’yı, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan […]
Ben “İhanet” ve “Hain” sözcüklerini sevmem: Çünkü bu sözcükler genellikle, objektif, nesnel olmaktan çok sübjektif, öznel kavramlardır: Neye göre “İhanet”, kime göre “Hain”? Üstelik de tümüyle karşı olduğum idama kadar giden, çok ağır yaptırımları da çağrıştırır. Ama “Aydın” gibi, “Emekçi” gibi, “Politikacı” gibi, belli bir grubun beklenen tutum ve davranış kalıbını temsil eden soyutlamalarda kullanıldıklarında, […]
DİNCİ VE ETNİKÇİ POLİTİKALAR, DEMOKRATİK CUMHURİYETİ TEMELİNDEN YOK EDERLER: Çünkü Demokratik Cumhuriyet, bireysel özgürlük ve eşitlik, çoğulculuk, hukukun üstünlüğü ve bunu sağlayacak olan bağımsız yargı ve bütün dini ve etnik kimlikler karşısında tarafsız laik bir devlet yapısı üzerine kuruludur. Bu iki yaklaşım ise tam tersine, din ve etnik köken üzerinden grup kimliğini, devletin yapısı ve […]
İktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti. Bu çok yanlış bir hedefti: Çünkü “Yüz yıllık parantez” diye küçümsedikleri Cumhuriyet rejimi, ortaçağda patinaj yapan ve çöken bir Din-Tarım İmparatorluğunu çağdaş bir devlet haline getirmiş ve […]
Aslında bir ülkeye yapılabilecek en büyük ihanet o ülke halkını cahil bırakmak, daha kötüsü de iyi eğitilmiş olanları da cahilleştirerek tüm halkı cahillerin yönetimine mahkûm etmektir. 24 Mart 2026 tarihinde gazeteniz Cumhuriyet’te yayımlanan bir haber bana o uğursuz 12 Eylül Darbesi’nin yaşandığı 1980 yılının Temmuz ayında yaşadığım, çıkarcı cehaletin gerçekleştirdiği, tek bir tuğla ile yapılan […]