ESKİ TÜRKİYE’NİN YEDEK ADAYI
Türk siyasetinde bazı isimler hiçbir zaman tamamen sahneden çekilmez. Sadece beklemeye alınır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Türk siyasetinde bazı isimler hiçbir zaman tamamen sahneden çekilmez. Sadece beklemeye alınır…
Türkiye bir süredir muhalefetin kurduğu yapay seçim iklimiyle meşgul edilmek isteniyor. Her gün yeni bir “sandık” çağrısı, her gün yeni bir “erken seçim” korosu, her gün yeni bir siyasi ajitasyon… Oysa Ankara’nın önündeki gerçek gündem bellidir: seçim değil, devletin tahkimi; slogan değil, istikrarın tahsisi; polemik değil, Türkiye’nin yeni jeopolitik tahkimatıdır…
Kenan Doğulu’nun Fatih Altaylı’ya verdiği röportajda kurduğu cümle, ilk bakışta bir felaketin ardından söylenmiş kişisel bir iç döküm gibi duruyor: “Los Angeles’ta evimiz yandıktan sonra komünist olmuş olabilirim. Mülkiyet diye bir şey yok artık aklımda.” Bir yangının, bir gecede evi kül etmesi; insanın eşyayla, mülkle, sahiplikle kurduğu bağı sarsar…
Trump yine sahnede. Bu kez yalnızca kurşunların arasından çıkan adam olarak değil; Amerikan derin aklının yeniden parlatmaya çalıştığı bir proje olarak…
Gazetemizin birinci sayfasında okudunuz.. Türkiye’de “sömürge valisi” olarak nitelenen Barrack, ABD’de ise “Türkiye yanlısı” olmakla suçlandı…
Siyasetin en ağır sınavı sandık değildir. Asıl sınav, güçle kurulan ilişkinin ahlaki zeminde kalıp kalmadığıdır…
==================== ÖZEL RÖPORTAJ ====================== Türkiye’nin Dünya Kupası yolculuğu için hazırladığı marşla gündemin merkezine oturan Sinan Akçıl’la stüdyosunda buluştuk. Ben kendi duygularımı aşağıda açıkça yazdım…
Bazı dosyalar vardır… Sadece bir suç isnadını değil, bir mekanizmayı anlatır. Sadece bir olayın değil, bir düzenin röntgenini çeker…
Bir şehir düşünün… Beton yükselirken vicdanın çöktüğü, imar dosyalarının rafta değil kasada beklediği, ruhsatın bir hak değil “fiyat listesi”ne dönüştüğü bir düzen… Ataşehir’de konuşulan dosya tam da böyle bir tabloyu işaret ediyor. Bu artık klasik bir “yolsuzluk iddiası” değil; sistemleşmiş, kurumsallaşmış, adeta bir tarifeye bağlanmış rant düzeninin ifşasıdır…