Türkiye ne zaman değişmeye başladı?
Paylaş Asıl kırılma, bir seçimde değil, bir kuşağın devlet üzerindeki belirleyici etkisini kaybetmeye başlamasında yaşandı. Devletlerin de hafızası vardır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Paylaş Asıl kırılma, bir seçimde değil, bir kuşağın devlet üzerindeki belirleyici etkisini kaybetmeye başlamasında yaşandı. Devletlerin de hafızası vardır…
Paylaş Neredeyse hepsinde kamuoyunun verdiği ilk tepki birbirinin aynısı oluyor. “Bu kadar mı?” “Esas isimlere dokunulmadı.” “Demek ki dosya boş.” Oysa büyük soruşturmaların mantığı çoğu zaman böyle işlemez…
Paylaş Kendilerini Cumhuriyet’in en güçlü savunucuları olarak tanımlayan bazı isimler, haklarında gözaltı veya tutuklama gibi hukuki süreçler başladığında, bir anda aile geçmişleri ön plana çıkarılıyor. “Dedesi Osmanlı’da Kaptan-ı Deryaydı”, “Menteşeoğulları soyundan geliyor”, “Ailesi devletin önemli makamlarında bulundu” gibi ifadeler peş peşe sıralanıyor…
Paylaş Birincisi, Cumhuriyet’in kurucusu olduğu iddiasından nemalanan CHP. İkincisi ise CHP’nin yerine sağın, solun, milliyetçinin, muhafazakârın ve farklı toplumsal kesimlerin buluştuğu, eski ANAP benzeri geniş tabanlı yeni bir merkez parti oluşturma projesi…
Paylaş Bir tarafta, yıllarca bir iyilik hareketi olarak anlatılan bir dernek ve bugün kamuoyuna yansıyan, pis kokulu ciddi iddialar… Diğer tarafta ise uzun süredir kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili yürüyen yargı sürecinin merkezindeki Ekrem İmamoğlu…
Paylaş Çünkü Suriye, Türkiye için uzun yıllar komşudan çok tehdit üreten bir rejimin adıydı. PKK’nın en rahat hareket ettiği ülke Suriye’ydi…
Paylaş Çünkü bazı liderler refah dönemlerinde başarılı görünür. Gerçek liderlik ise belirsizlikte, baskı altında ve kriz anlarında ortaya çıkar…
Paylaş Bir gün ekonomi konuşuluyor. Bir gün seçimler…
Paylaş Türk devlet geleneğine baktığımızda, bin yılı aşan bir tarih boyunca geniş coğrafyaların güçlü merkezi yapılar ve güçlü siyasi iradeler tarafından yönetildiğini görürüz. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide devletin devamlılığı büyük ölçüde merkezi otoritenin gücüyle mümkün olmuştur…