Ah İstanbul!
Çok değil 70’li yılların başı. Bir masalın orta yeri İstanbul…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Çok değil 70’li yılların başı. Bir masalın orta yeri İstanbul…
Ahlak bir toplumun oksijenidir, temiz hava akımını sağlar. Ama görüyoruz ki ne çocuklar seviliyor artık ne büyükler sayılıyor…
DALGIN duran bir arkadaşınıza “ne düşünüyorsun?” diye sorduğunuzda size “hiç” diye cevap verse de o arkadaşınız belki dünya kadar derdin içindedir. ‘Hiç’ cevabının içi bazen çok doludur…
YAŞLI bir kadın haykırdı, ‘koşun’ dedi, ‘insanlık ölmüş’ Duyarlı birkaç kişinin dışında kimse oralı olmadı. ‘Bedava simit dağıtılıyor’ sesine daha çok koşan olurdu eminim…
Zenginliğin ahlak yasası kaç paraya sahip olduğunla değil, o paraya nasıl sahip olduğunla bağlantılıdır. O yüzden hırsızları, arsızları ve kolay zengin olanları hiçbir onurlu yoksulun bağışlaması mümkün değil…
BABA ile oğlun bir zaman tünelinin içindeki ‘ne var ne yok’ konulu muhabbeti. Oğul sordu; “sizin çocuk olduğunuz yıllarda ne yoktu baba?’ Baba olmayanları sıralamaya başladı…
BİZİM masalımızda çocuklardan başka kahraman yoktur. Bizler çocuklara eliyle çiçek verenleri severiz, konuşma diliyle silah çekenleri değil…
YILLARDIR kullandığım bir cümle var. “Bir çocuk bir mahalleyi cennete çevirir, bir çocuk bir ülkeyi cehenneme çevirir.” Manisa Turgutlu’da 15 yaşındaki bir çocuk elindeki pompalı tüfekle okulda çocuklara saldırıyorsa, vah yaralı çocuklara ailelere…