“Mugayyebât-ı hamse” ne demektir?
“Mugayyebât-ı hamse” yalnızca Allahü tealanın bildiği, akıl ve duyularla önceden bilinemeyen “beş gizli şey” demektir. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde buyuruyor ki: (Kıyâmetin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
“Mugayyebât-ı hamse” yalnızca Allahü tealanın bildiği, akıl ve duyularla önceden bilinemeyen “beş gizli şey” demektir. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde buyuruyor ki: (Kıyâmetin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir…
Dinde bildirilen her şeyi, fen ispat edemese de, fayda veya zararını gözü ile görmese de, yine inanmak lazımdır. Hakiki iman gayba inanmaktır…
Kalbe gelen kötü şeyleri defetmeye çalışmalı, kalbi çirkin şeylerden, bozuk düşüncelerden temizlemeli ve güzel ahlakla süslemelidir! İnsan, bir iş yapacağı zaman, evvela kalbine bir hatara [fikir, düşünce] gelir…
Allahü teâlâ, Mü’min sûresinin 60. âyetinde, (Dua ediniz, kabûl ederim) buyuruyor…
Başkalarının kusurlarını araştırmak, büyük günahtır. Aynı zamanda içinde kul hakkı da vardır…
Kimsenin kusurunu görmemeli ve araştırmamalıdır. Kimse ile münakaşa etmemeli ve kimsenin aleyhinde konuşmamalı, hiç gıybet yapmamalıdır…
Bayram, sevinmek demektir. Bayramlarda insanları sevindirmek de çok sevaptır…
Her Müslümanın, bir “İslâm Ahlâkı” kitabından veya bir rehberden, bunları iyi bilen bir kişiden, bu güzel ahlâkı öğrenmesi lâzımdır. Her Müslümanın güzel ahlâk sahibi olması lâzımdır…
Güzel ahlak sahibi olan kimse edeplidir, az konuşur, kimseyi gıybet etmez, başkalarını çekiştirmez. Allah için sever, Allah için düşmanlık eder…