Evinde zor yenilir
BEŞİKTAŞ için yine normal akışında geçen bir maç daha izledik. Derbi zaferi sonrası zayıf bir rakibe karşı oynamak iştahı biraz kaçırabilirdi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
BEŞİKTAŞ için yine normal akışında geçen bir maç daha izledik. Derbi zaferi sonrası zayıf bir rakibe karşı oynamak iştahı biraz kaçırabilirdi…
ITALIANO ilk derbisinde böylesine maçların nasıl oynanacağının dersini verdi. Sezon başından beri alıştığımız topyekün ön baskı yerini sadece Vlahovic ve Olaitan ‘ın rakibin iki stoperine bırakmıştı…
Üst üste iki deplasman kaybı gelince gözler ister istemez Çorum maçına az da olsa çevrilmişti. Moralleri çok etkilemese de bu sonuçları bertaraf etmek adına dün akşam bir fırsattı…
Beşiktaş, İstanbul’daki farklı galibiyetin rahatlığıyla Litvanya’da sezon başından beri izlediğimiz takımın çok uzağında bir görüntü verdi. Ligin başlamasıyla sıkışacak tempoyu düşününce bu performans bir ölçüde anlaşılabilir…
Sezona taraftarına “umut fırtınası” sunarak giren Beşiktaş için belki de şu ana kadarki en ciddi sınav Alanyaspor olarak görülüyordu. Geçtiğimiz sezonlara bakıldığında da bu konudaki endişeler haklıydı aslında…
Bu sezon Beşiktaş’ı geçen yıldan ayıracak en önemli faktör rakip kim olursa olsun aynı tempo, dinamiklik, önde agresif baskı olacaktır. Bu netleşti artık…
İtalya’da rotasyonu seven Vincenzo İtaliano Beşiktaş’ta da bunu erken başlattı. Rakiplerinin kadro derinlemesine nazaran çok fazla şansı bulunmayan hoca bunu cesurca yapıp başarılı da bir sonuç elde etti…
Vincenzo Italiano kenarda maçları yaşıyor. Heyecanıyla, motivasyonuyla içerideki oyuncularının da iliklerine kadar bunu yaşamasını istiyor…
Çekya’daki ilk maç Midtylandların bir kopyası gibiydi adeta… Beşiktaş, rakibin mücadeleci ve fizik gücü karşısında beklenmedik bir dirençle karşılaşmasına rağmen yine de doksan dakika boyunca hem oyun hem de pozisyon olarak Hradec’e göre daha öndeydi. Bunda da tabi iki takım arasındaki kalite farkını söyleyebiliriz…