Ekonominin ‘Sathı Müdafaa’sı fabrikalardır
21. Yüzyıl’ın yeni küresel düzeni yeniden fabrikalar üzerinden şekilleniyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
21. Yüzyıl’ın yeni küresel düzeni yeniden fabrikalar üzerinden şekilleniyor…
Bir dönemin üretim devi olan Almanya bugün tarihinin en ağır sanayi sınavlarından birini veriyor. Bosch’un on binlerce kişilik istihdam azaltımı, Porsche’nin üretim durdurma kararları ve Alman otomotiv devlerinin yatırımlarını ABD ile Asya’ya kaydırmaları artık geçici bir ekonomik durgunluğun değil, yapısal bir dönüşümün işaretleri…
2025 Ağustos’unda Alaska’da gerçekleşen Trump- Putin Zirvesi, uzun süre ‘zorunlu jeopolitik temas’ olarak yorumlanmıştı. Oysa, bugün geriye dönüp bakıldığında, o buluşmanın yalnızca Ukrayna Savaşı ya da enerji diplomasisi başlığı sınırlı olmadığı daha net görülüyor…
Dünyanın içinden geçtiği yeni jeopolitik süreçte enerji güvenliği, kritik mineraller ve doğal kaynaklar artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bağımsızlığın da temel unsuru haline geldi. Pandemi sonrası kırılan tedarik zincirleri, Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleşen enerji krizi ve Orta Doğu’daki gerilimlerin Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji akışını tehdit etmesi, ülkeleri yeni arayışlara yöneltmiş durumda…
Şubat 1945’te Yalta’da, o zaman ki yeni dünya düzenin taşları üç büyük gücü, ABD, Sovyetler ve Birleşik Krallık’ın (BK) masasında şekillendi. 1945 sonrasının ekonomi- politik güvenlik mimarisi orada çizildi…
Pekin’de Başkan Trump ile Devlet Başkanı Şi arasında başlayan görüşmeler, 21. Yüzyıl’ın küresel güç mimarisinin hangi istikamete evrileceğine dair tarihi bir eşik niteliğinde…
Cumhuriyet’imizin 103 yıllık tarihinde sanayileşme mücadelemiz, yalnızca bir kalkınma tercihi değil, aynı zamanda jeopolitik bir bağımsızlık hamlesidir. İlginçtir ki, bu mücadele büyük ölçüde batının ve özellikle Atlantik İttifakı’nın lideri ABD’nin 1940 ile 1980 arası Türkiye’ye biçtiği ve bir ölçüde dayatttığı ‘tarım ambarı ülke’ rolüne rağmen verilmiştir…
21. Yüzyıl artık yalnızca devletlerin değil, sistemlerin de rekabetine sahne oluyor…
Körfez’de sessiz ama derin bir oyun giderek derinleşiyor. Bu oyun, petrol kuyularında değil, finansal ağlarda; tanker rotalarında değil, para transfer hatlarında kuruluyor…