Batı gerçekten bu
Batı, Müslümanlar söz konusu olunca birden fabrika ayarlarına geri dönüyor. İçindeki korkunç canavarı çıkarıyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Batı, Müslümanlar söz konusu olunca birden fabrika ayarlarına geri dönüyor. İçindeki korkunç canavarı çıkarıyor…
Geriye dönüp baktığımızda, yaşadığı zamanı özlemeyen var mıdır diye bir soru sorsam, “ah yaşadığımız o günler güzeldi, temiz, mutlu ve mesut günlerdi” dediğinizi duyar gibiyim. Tortusu, çamuru, kiri pası yok denecek kadar azdı o günlerin…
Amerika/İsrail ortaklığının İran’a karşı başlattığı işgal savaşın sona ermesiyle birlikte dünya rahat bir nefes almış oldu. Bu savaştan çıkarılması gereken önemli dersler var… İbn-i Haldun, “coğrafyanın kader” olduğunu söyler…
Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettigi Haham’a “Bana Tevrat’ı öğretmenizi isterim” der. Haham, olmaz der, “Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz…
Anlatacağım fıkrada bir ifade var ki onu kodlayarak ifade ettim. Fıkra şu: “Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış ve kapıya yazmış: “Vizete ücreti 10.000 TL ama iyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz…” Vizite pahalı ama doktor gerçekten iyi doktor…
Her sabah kendini yoğun İstanbul trafiğinde buluyorum. Stres dayanılacak gibi görünmüyor…
Önce şu deyimi biraz açalım. Deyim şu: “Batılı tasvir, saf zihinleri idlal eder.” Bu deyimin Türkçe karşılığı; sürekli kötü şeylerden bahsetmek, onunla meşgul olmak zamanla temiz zihinlerin bozulmasına sebep oluyor…
On yıllardır, iki gözümüzün nuru Kudüs, “lanetli kavmin” elinde esir tutuluyor. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa günlerdir kapalı kaldı…