“Telefonla konuşurken ev turu atan insan”
telefon çaldığı an sadece konuşmaya değil, maratona başlar. Daha “Alo” demeden ayakkabılar zihinsel olarak bağlanır, ev bir anda olimpiyat pistine dönüşür…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
telefon çaldığı an sadece konuşmaya değil, maratona başlar. Daha “Alo” demeden ayakkabılar zihinsel olarak bağlanır, ev bir anda olimpiyat pistine dönüşür…
Otobüse biner. Normal bir insandır…
Bu insan türü için indirim bir fiyat düşüşü değil, karakter testi gibidir… ve her seferinde kaybeder. Normalde hayatında yeri olmayan ürünler, üzerinde “%70 İNDİRİM” yazısını görünce bir anda “bunu almazsam eksik kalırım” hissine dönüşür…
Alışveriş merkezleri aslında mağaza değil, ilişki laboratuvarıdır. Çiftler buraya kıyafet almaya değil, sabır seviyelerini test etmeye gelir…
Yatak yapılan yerde tıkırtısıyla uyku uyutmamaya ant içmiş bir saat mutlaka bulunur. Saate küfür ederken uyuya kalırsınız…
“ESKİDEN kalp kırılırdı, şimdi Wi-Fi çekmiyor.” Bir zamanlar ilişkilerde kavga etmek bile analogdu. Ses yükselirdi, kapılar çarpılırdı, en fazla mahalle bakkalı olaya tanık olurdu…
Sabah alarmını uyandıran insan: Normal insan alarmı duyar, uyanır. Şanssız insan alarmı duyar, alarm uyanır, kendisi hâlâ uyuyordur…
İlişkilerde herkes sevgi, saygı, anlayış falan arıyor gibi görünür ama işin aslı bambaşka: Gizli bir olimpiyat var. Adı da “Kıyaslama Olimpiyatları.” Katılım zorunlu, diskalifiye yok, ama kazanan da yok…
TAŞ DEVRİ – “KONTÖR VARSA AŞK VAR” (2000–2005) Ortam: MSN + Nokia Romantizm seviyesi: Bütçeye bağlı MSN’de nick değiştirme: “Sensizliğe alışıyorum…” aslında Ayşe’ye gönderme Titreşim atma: “Ben buradayım” demenin ilkel yolu Kontör bitince ilişki askıya alınır. O dönemin en büyük dramı: “Mesaj yazdım ama gönderemedim” SMS R ÖNESANSI – “AZ HARF ÇOK DUYGU” (2005–2010) Ortam: […]