Nerede hata yaptık? Nasıl toparlanabiliriz?
Müslümanlar, İslam’ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Müslümanlar, İslam’ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16…
Nietzche, tarihi objektif bir şekilde yazmaya çalışan vakanüvistler için “tarihin şehvetli hadımları” ifadesini kullanır. Vakanüvistler için objektif tarih yazımı imkânsız olsa da her tarih yazımı için bu imkânsızlıktan söz edemeyiz…
Medeniyetlerin yükseliş ve çöküş süreçleri birbirine benzer. Siyasî, askerî, ekonomik, kültürel ve sanatsal güç nerede toplanırsa, “medeniyet” denen şey orayı kendisine merkez edinir; bu hususlarda zayıflık gördüğü yerlerden de uzaklaşır…
Son iki yazımızda Haçlıların başarılı olmasının en önemli sebebinin, o dönemdeki Müslümanların bölünmüşlüğü olduğunu göstermeye çalıştık. Bugünkü yazımızda da Haçlıları mağlup eden Selahattin’in başarısının en önemli sebebi üzerinde duracağız…
Haçlı seferlerinin başında Müslüman devlet adamlarının, Haçlıların niyetini tam olarak fark edemedikleri anlaşılmaktadır. Zira görünen manzara şudur: Haçlılar, kendi aralarındaki güç çatışmalarına rağmen bir şekilde birleşmeyi başarıp Kudüs ve çevresini kalıcı olarak işgal edip Anadolu’dan Müslüman Türkleri atma ve ekonomik menfaat elde etme hedefine odaklanmışlardır…
Tarih, günümüze rehberlik edebilecek ibretlik hadiseler hazinesi. Dünün hatalarını, bugün tekrar etmemek için o hazineden istifade etmeli…
Çoğu kimsenin gözünden kaçan bir gerçeğe dikkatinizi çekmek isterim. Dünya genelinde yaygın dinlere ait mezheplerin, kendi dinlerindeki nüfus oranlarına baktığımızda şöyle bir tablo ile karşılaşıyoruz: Hristiyanların yaklaşık %48-50’si Katolik, %35-40’ı Protestan, %10-12’si Ortodoks, %2-3’ü de diğer mezheplere mensup…
Trumpgiller familyasının zihin yapısını anlayabilmek için bu familyanın üyelerinden İngiliz şair Rudyard Kipling’i (1865-1936) iyi okumalı. Bir şiirinde şöyle diyor Kipling: “Bu yol Beyaz Adamların aştıkları yol/Bir diyarı arıtmaya giderken arşınladıkları yol… Adımladık bu yolu, bu ıslak, fırtınalı yolu/Ey dünya! Ne mutlu sana, Beyaz adamlar omuz omuza/Yollarını arşınladıklarında” (E. Said, Şarkiyatçılık, Metis Yay., s. 238). […]
Kur’ân-ı Hakîm’i başından sonuna ya da herhangi bir sayfasını okuyan kişi şunu fark eder: Bazı istisnalar dışında Kur’an’daki âyetler, belirli bir konu bütünlüğü içinde verilmemiştir. Kısa sûreler dışındaki sûrelerde de odaklanılan tek bir konu yoktur. Hatta sûre bir yana bazı âyetlerde bile birden fazla konunun ele alındığı görülür. Kur’an’da çok farklı alanlardaki konuların iç içe […]