Bağıra bağıra gelen operasyon
Hep yazıyorum, son yıllarda CHP’li belediyelerde garip bir ekosistem oluştu. Küçük büyük fark etmiyor, akıl almaz bir zenginleşme ve yolsuzluk furyası var…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Hep yazıyorum, son yıllarda CHP’li belediyelerde garip bir ekosistem oluştu. Küçük büyük fark etmiyor, akıl almaz bir zenginleşme ve yolsuzluk furyası var…
Bir siyasi ekip, siyaset yolculuğuna para ve yalanı bulaştırmışsa eskilerin deyimiyle abad olmaları mümkün değil. Bugün CHP’de yaşanan kaosun, şaibenin, yolsuzluk iddialarının asıl nedeni bu…
CHP’deki mesele artık bir kurultay kavgası değil, bir zihniyet hesaplaşmasıdır. Bir tarafta siyaseti makam, para ve güç ilişkisine dönüştürenler…
Bugün CHP Meclis Grubu’nda yaşanacaklar CHP’nin ve CHP’den ayrılıp parti kurmak isteyenlerin bir anlamda “kaderini” belirleyecek. Eğer bugün de tıpkı CHP Genel Merkezi’ndeki gibi bir rezalet yaşanırsa -ki beklenti bu yönde- bunun anlamı şu: Artık bu iki yapı CHP içinde bir arada kalamayacak…
CHP hiçbir dönem bugünkü kadar tarihi bir yol ayrımına gelmedi. İnönü-Ecevit, Ecevit-Deniz Baykal ya da Baykal-Kemal Kılıçdaroğlu dönemlerinde iç ve dış siyasette bazı farkları olsa da hiçbiri bugünkü kadar köklü bir ayrımın eşiğinde değildi…
Siyasetteki kısır çekişmeler, koltuk savaşları, ihanetler hipnoz etmiş gibi hepimizi öyle etkisi altına almış ki, Türkiye’yi siyasetten ibaret sanıyoruz. Oysa bambaşka bir Türkiye var ve siyasetin o dar dünyasını aşalı çok oldu…
CHP içinde o kadar çok kavga, gürültü oldu ki, artık kullanılmayan, yıpranmayan siyasi kavram kalmadı. “Kılıçlar çekildi, bomba kulis, son düello, ipler koptu” gibi aklınıza gelen her kavram onlarca kez kullanıldı içi boşaltıldı…
Şu sıralarda “iki CHP var” dense de yasal olarak tek CHP var ve Kemal Kılıçdaroğlu adım adım o CHP’yi yeniden kurguluyor. Bir anlamda ittihatçı gelenek sürüyor…
Rakipleri kabullenmese de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşü amiyane tabirle muhteşem olmasa da siyaseten “sarsıcı” oldu. Daha ilk günden Özgür Özelİmamoğlu ekibinin korkuya kapılması, Özel’in hızla kendini grup başkanı ilan etmesi, yapılamayacağını bildiği hâlde ısrarla kurultay istemesi ve Anıtkabir’de “ergen siyasetçi” gibi davranması kimseyi şaşırtmadı…