Yeni Parti’de bir ilk ‘zincirleme rüşvet’
Tek parti dönemi dâhil bugüne kadar birçok parti kuruldu. Kimi iktidara geldi, kimi iktidar ortağı oldu, kimi de tabela partisi olmaktan öteye geçmedi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Tek parti dönemi dâhil bugüne kadar birçok parti kuruldu. Kimi iktidara geldi, kimi iktidar ortağı oldu, kimi de tabela partisi olmaktan öteye geçmedi…
Klasik ve tekrar olacak ama söylemeliyim; tarihi ve olağanüstü günlerden geçiyoruz. Siyaset, ortaklaşa bu ülkenin en büyük sorunu terör meselesini devreden çıkarmanın eşiğinde…
Siyasette öyle bir Yeni Parti (YP) rüzgârı estiriliyor ki, sanki yarın seçim olsa iktidar olacaklar. Daha parti teşkilatları bile kurulmuş değil…
Türkiye, nihayet 50 yıllık en baş belası sorunu, terör meselesini çözmede yolun sonuna geldi. Sanıyorum büyük çoğunluk bunun farkında ki terörsüz Türkiye’ye destek yüzde 70’ler civarında…
İlk müjdeyi Başkan Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile yaptığı ortak basın toplantısında verdi: “British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri’ne ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur.” Milletlerin tarihinde bazı dönüm noktaları vardır, bu bazen gürültülü olur bazen de sessiz sedasız gerçekleşir…
Atalar boşuna “Eski hamam, eski tas” dememiş. CHP’nin yüz yılı aşan siyasi serüvenine baktığınızda değişmeyen tek şey, bitmek bilmeyen iç hesaplaşmalar gibi görünüyor…
Sanatçı, şarkıcı ya da mahkemelerdeki adıyla “dolandırıcı” kimliğiyle bilinen Haluk Levent’in son kurduğu tezgâh aslında hiç şaşırtıcı değil. Bu topraklar Sülün Osman’dan Raki’ye, Selçuk Parsadan’dan Çiftlikbank dolandırıcısı Mehmet Aydın’a kadar onlarca büyük dolandırıcı gördü ve görmeye de devam ediyor…
Dünyadaki küresel altüst oluşun en büyük yansımasını siyasette görüyoruz. İdeolojiler de siyasi partiler de derin bir değişimin eşiğinde…
Başkan Erdoğan, destansı 15 Temmuz direnişinin 10’uncu yılında uyarı niteliğinde tarihi bir konuşma yaptı. O konuşmanın can alıcı noktası şu iki cümlede saklıydı: FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz…